2050 yılına kadar yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçmeyi hedefliyoruz

“İki yıldır yaşadığımız pandemi süreci alerji, hijyen ve uzun süreli koruma ihtiyacını ön plana çıkartıyor. Bu noktada az önce belirttiğim üzere buhar teknolojisine sahip ürünlerimizle tüketicilerimize ekstra hijyen ve koruma sunuyoruz. Yaptığımız tüm çalışmalarda insan sağlığı ve toplumsal sürdürülebilirliği ön planda tutuyoruz.”

LG Electronics Türkiye Ev Eğlencesi Elektroniği ve Beyaz Eşya Ürün Grupları Satış Başkanı Bülent Bülbül

Beyaz eşya üreticileri tüm dünyada ve Türkiye’de son 2 yıldır, özellikle pandemi ile birlikte çip ve buna bağlı bir üretim krizi yaşıyor. Bu süreç hangi konumda, önümüzdeki dönem nasıl bir süreç bizleri bekliyor?

Bildiğiniz üzere LG Electronics olarak beyaz eşya ve çip konusunda dünyanın sayılı üreticilerinden biriyiz. Bu yüzden yaşadığımız süreçte hiçbir zaman çip ya da diğer materyaller anlamında bir sıkıntımız olmadı. LG olarak tüketicilerimize tedarik sağlamak noktasında hiçbir problem yaşatmadık. Özellikle bu dönemde satışlarımız bir önceki yıla oranla yüzde 228 oranında artış gösterdi. Global anlamda oluşabilecek çok büyük sıkıntıları hariç tutuyorum, kendi adımıza bu konuda bir problem yaşayacağımızı düşünmüyoruz.

Geleceğin tüketicileri daha şimdiden şirketleri dönüşüme zorlarken bir beyaz eşya markası olarak hem üretim hem de perakende anlamında dönüşüme ne kadar hazırsınız. Sürdürülebilir bir gelecek için nasıl ürünlerle tüketicilerin karşına çıkmayı planlıyorsunuz?

Ürünlerimizi geliştirirken ve kullanıcılara sunarken tüketici ve doğa dostu yenilikler eklemeyi, kendimizi bu yönde geliştirmeyi unutmuyoruz. Özellikle daha fazla hijyen, daha uzun koruma ve daha az enerji sarfiyatı önceliklerimiz arasında. ESG kurallarımız dahilinde sıfır karbon ve döngüsel ekonomi elde etmek, akıllı yaşam tarzlarını teşvik etmek ve daha iyi bir toplum yaratmak bulunuyor. Ürünlerimizi de bu önceliklerimize uygun olarak sunuyoruz. Marka olarak birçok yeni teknolojinin lisans sahibiyiz. Çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Çarpıcı ve yenilikçi çalışmalarımızla öne çıkıyoruz. Örneğin 2 yıl içerisinde piyasaya sunulabilecek, su kullanmadan yıkama yapabilecek bir çamaşır makinesinin çalışmalarına başladığımızı duyurduk.

İşimizin doğa ve toplumun sürdürülebilir olmasına bağlı olduğunu biliyor, sürdürülebilirliği tüm aksiyonlarımızın merkezine konumluyoruz. Örneğin 2050 yılına kadar yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçmeyi hedefliyoruz. Bu hedefimizle, 2030 yılına kadar karbon nötrlüğü elde etme vaadini genişletmiş olduk. Bu yönde attığımız adımlar çok net. Güzel sonuçlarını şimdiden almaya başladık. Daha az plastik kullanımı için çalışıyoruz. Teknolojimizi / tasarımlarımızı bu yönde geliştiriyor, daha az plastik bileşene ihtiyaç duyacak ürünler tasarlıyoruz. Kutulama ve nakliyemizi de çevreye en az zarar verecek şekilde yapıyor, daha az karbon üretimi için lojistikte fayda sağlayacak özel kutular üretiyoruz. Geri dönüşümü önemsiyor, ürünlerimizin bazılarında geri dönüştürülmüş malzeme kullanıyoruz. Diğer bir taraftan da tüketicilerimizin ürünlerimize ulaşabilmeleri adına kendimizi geliştiriyoruz. Türkiye genelinde tüketicilerimize daha da yakın olmak adına satış noktası sayımızı her geçen gün artırıyoruz.

Beyaz eşya pazarının ülkemizdeki genel durumundan bahseder misiniz? Marka olarak siz pazarda nasıl konumlanıyorsunuz?

Beyaz eşya segmenti ülkemizde günden güne büyüyor. LG olarak her ne kadar elektronik odaklı bir marka olarak tanınsak da beyaz eşya kategorisinde çok güçlüyüz. Bu alanda bir çok yeni teknolojinin sahibi ve öncüsüyüz. Global arenada da bu gücümüzle tanınıyor ve tercih ediliyoruz. Ülkemizde de bu alanda özellikle son iki yılda önemli büyüme sağladık. 2022 yılı için de ciddi bir büyüme planı belirledik. En güçlü yanımız olan üstün teknolojiye sahip ürünlerimizle pazarda adımızdan söz ettireceğiz. Tüketicilerin talep ve beklentilerini yakından inceleyen, hızla bu beklentilere son teknolojiye sahip cihazlarıyla yanıt veren LG, yeni nesil teknolojisiyle, tüketicilerin giydiği kıyafetlerden yemek için kullandığı mutfak eşyalarına kadar pek çok alanda maksimum hijyen sağlamasına olanak tanıyor. Buhar teknolojisi sayesinde LG, tahriş edici kimyasallara başvurmadan zararlı mikropları, bakterileri ve hatta kokuları temizlememiz ve ortadan kaldırmamız için güvenli bir yol sağlıyor. LG’nin en son bulaşık makineleri, çamaşır makineleri, kurutucuları tarafından sunulan saf, güçlü buhar, zararlı bakterileri ve mikropların yanı sıra, hoş olmayan kokuları ortadan kaldırıyor.

LG’nin buhar teknolojili çamaşır makineleri, alerjenlerin ve ev tipi toz akarlarının yüzde 99,9’unu ortadan kaldırarak belirli sağlık sorunları olanların rahatlamasına yardımcı oluyor. İki tıkla, kapısını açmaya gerek kalmadan içerisindeki ürünleri gösteren InstaView Buzdolabı ve çok yakında ülkemizde satışa sunulacak yen model InstaView, yiyecekleri, klasik buzdolaplarına oranla 7 güne kadar daha fazla ilk günkü tazeliğinde koruyan NaturaFresh Buzdolabı, Premium segmentteki ürünleri ile LG, beyaz eşya alanında liderliğe oynuyor. Ayrıca enerji tasarruflu ürünleri, düşük enerji ile yüksek performans olarak, hem LG’nin sürdürülebilirlik hedeflerine hem de tüketicilerin bütçelerine hizmet ediyor.

Türkiye beyaz eşya sektöründe önümüzdeki dönemde ne gibi trendler ve gelişmeler bizleri bekliyor? Siz değişen bu pazar şartlarına marka olarak nasıl hazırlanıyorsunuz?

Enerji fiyatlarının ciddi oranda artması ve kaynaklarda yaşanan sıkıntı enerji tasarruflu ürünleri ön plana çıkartıyor. Özellikle, son dönemde, tüketicilerin önemli giderler karşısında bütçe planlaması yaptığı sırada, bir de kullandıkları cihazlar nedeniyle beklenenin üzerinde faturalarla karşılaşmaları pozitif etki yaratmıyor. Sağlıklı yaşam alanında tüketicilerin beklentilerine tam olarak yanıt veren LG, bir diğer tüketici talebi olan tasarruf konusunda da büyük işler başarıyor. Çamaşır makinelerinden, buzdolaplarına bulaşık makinelerine kadar LG ürünleri, düşük enerji ile yüksek performans sergileyerek enerji verimliliğini artırıyor. Bunu yaparken de hem tüketicilerin konforunu en üst seviyede tutuyor hem de çevre kirliliğini önlüyor. Bunun yanı sıra, iki yıldır yaşadığımız pandemi süreci alerji, hijyen ve uzun süreli koruma ihtiyacını ön plana çıkartıyor. Bu noktada az önce belirttiğim üzere buhar teknolojisine sahip ürünlerimizle tüketicilerimize ekstra hijyen ve koruma sunuyoruz. Yaptığımız tüm çalışmalarda insan sağlığı ve toplumsal sürdürülebilirliği ön planda tutuyoruz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*