Ben hala eski kasa, eski masa ve kara defterimle çalışıyorum

M. Ali Tezcan/ Konya Pazarı

Konya pazarının kuruluşunu anlatır mısınız?

Rahmeti babam askerliğini Eğridir’de yapmış ve askerlik görevi bitince Eğridir’de kalmış, orada hırdavat üzerine küçük çaplı bir dükkân açmış, ondan sonra Isparta’ya gelerek buraya yerleşmiş. Isparta’nın en eski esnaflarından. O zamanlar Isparta’da böyle bir mağaza yokmuş ve buranın yerini önce satın almış ve buraya güzel bir mağaza yapmış. Bu mağazanın yapılış yılı 1958’dir. Yani 65 seneden beri bu mağaza burada var. İlk kurulduğunda köylülerin satın alabileceği her türlü hırdavat ve eşyayı bu dükkânda satmış babam. Ben 17 yaşındayken bu işi babamdan devir aldım, daha ilkokulda okurken okul çıkışlarında babamın yanına yardıma geliyordum, akşam beraber dükkânı kapatıp eve birlikte dönüyorduk, anlayacağınız küçüklüğüm bu dükkânda geçti. 18 yaşındayken vergi mükellefi oldum. Ben şu anda 65 yaşındayım 17 yaşından beri bu işi yapıyorum.

Elektrikli ev aletleri satışına nasıl başladınız?

O dönemlerde, yurt dışında Almanya’ya işçi olarak çalışmaya giden köylüler turist olarak Türkiye’ye geldiklerinde, oradan gelirken yanında bir teyp getiriyordu, o teybi biz onlardan alıyorduk. Örneğin 150 TL ye alıp 180 TL’ye satıyorduk. O zamanlar bir teybi kolay bulamazdın, yoktu çünkü böyle ürünler ama bir şekilde bu ürünleri alıp satıyorduk. İlk olarak Delta marka, Maskot marka radyolar vardı bunlar köylerde çok satılıyordu, bunlar ilk pilli ve çanta şeklinde radyolardı, büyük pillerle çalışıyordu ayrıca bunların bir küçük modeli olan çoban radyolar vardı ilk bunları satmaya başladık. Sonra dikiş makinesi satmaya başladık, evlenen kızının çeyizine mutlaka dikiş makinesi konurdu. Üzerine yazardık garantili Aksan Dikiş makinesi diye, 40 yıl geçti aradan ama hala evlerde bu makineler vardır.

İlk beyaz eşya bayiliğiniz hangisiydi?

İlk beyaz eşya bayiliğimiz AEG bayiliğiydi, AEG buzdolapları vardı o zamanlar, babamın zamanında bu bayiliği almıştık ama çok ağır satılıyordu, satamıyorduk bu ürünleri sonra bıraktık ve başkasına devrettik bayiliği. İşler hızlanmaya başladığında Profilo bayiliğini aldım ben, uzun süre Profilo bayiliği yaptım daha sonra Vestel bayiliği ve şimdi de Altus Bayiliğine girdim. Bu şekilde devam ediyorum şu anda. Dükkân dar olduğu için beyaz eşya bulunduramıyorum dükkânda ancak küçük ev aletlerini bulundurabiliyorum. Büyük beyaz eşyaları dükkânda bulunduramadığım için genellikle katalogdan gösterip, satıp depodan teslim ediyoruz. Aslına bakarsanız alışverişe gelen şu anda evlenecek birçok çiftlerin, anne babalarında ben ürün sattım.

Eski tüketici ile yeni tüketici arasında nasıl bir fark var sizce?

Şimdiki tüketici ürünün kaliteli olmasını çok istiyor, parası önemli değil kaliteli olsun yeter ki. Eskiden öyle değildi. O zamanlar ürün ucuz olsun isterlerdi. Eskiden 5 Kg çamaşır makinesi satılırdı ama şimdi 10 Kg çamaşır makinesi istiyor tüketici. Eskiden 2 programlı bulaşık makineleri satılırdı ama şimdi 4-5 programlı makineler çok satılıyor çünkü tüketici bu şekilde istiyor. Eskiden küçük ekran televizyonlar revaçtaydı ama şimdi 152 ekran televizyon istiyor tüketici bunların hepsini dükkânda bulunduramayacağım için katalogdan göstererek satıyorum.

Geçmişteki satıcılarla günümüzdeki satıcılar arasında ne gibi farlılıklar söz konusu?

Eskiden satıcılardan söz ile mal alırdık, sonra senet başladı, o bitti çek vermeye başladık. Şimdi o da bitti, kredi kartı ile ürün alabiliyoruz, hatta o da şimdi bitmek üzere aldıklarımızı nakit ödemeye başladık. Ama biz hala kendi müşterimize senetle hatta söz ile mal verebiliyoruz. Ancak son zamanlarda ürünlere o kadar çok zam geliyor ki, taksitle 15 bin liraya sattığımız çamaşır makinesinin 2. taksitini müşteri ödemeye geldiğinde malın peşin fiyatı 15 bin lira oluyor dolayısı ile sattığımız ürünün yerine koyamıyoruz, zarar ediyoruz.

Siz mesleğinizi çocuklarınıza devredebilecek misiniz?  

Benim yetişmiş iki oğlum var ama bu mesleği yapmayı istemiyorlar, oğlumun bir tanesi diş hekimi oldu. Kliniğimiz var orada çalışıyor diğer oğlumun da spor salonu var onu çalıştırıyor. Aslında ben işi bırakmak istiyorum, yaşlandım ve sağlık problemlerim de var ama işi çok seviyorum müşterilerimin de ayağı alıştığı için, işi bırakamıyorum. Isparta da her vatandaş, köyler dahil olmak üzere herkes mutlaka bu dükkâna uğramıştır.

Son olarak bize örnek ya da ders olabilecek bir anınız varsa anlatabilir misiniz?

Bir gün dükkanıma bir pazarlamacı arkadaş geldi. Sevdiğimde bir arkadaş mal satıyor, elinde 6 tane araba teybi var alır mısın abi dedi, alırım dedim. Bugünün parası ile bin liradan, altı bin lira vererek 6 tane araba teybini aldım. Gitti aradan bir saat geçti tekrar dükkanıma geldi, Ali abi dedi 2 adet araba teybini şurada bir arkadaşa sattım, benden acil istiyor, sen bana iki tanesini ver, ben ona vereyim senin teybini kargo ile bugün çıkarttırayım, senin teybin gelsin dedi. Peki dedik inandık güvendik bende teypleri verdim. 2 teybi ödünç olarak verdik bakıyorum bakıyorum teyp gelecek diye, telefon açıyorum telefonlarına da bakmadı bir daha adamın yüzünü görmedik, iki teyp bizden gitti. Dolandırıldık yani bu olay bana ders oldu. Bu mesleği yapan ya da yapacak kişilere tavsiyem şu olacaktır, insanlara kolay inanmasınlar ve güvenmesinler. Bu tavsiyeyi ben veriyorum ama bende aynı şeyi yapıyorum. Çoğu müşterimi tanıyıp bildiğim halde onları kıramıyorum ve açık hesap mal veriyorum, yüzümün yumuşaklığı yüzünden parasını ödemeyip gidenlerde oluyor. Son olarak şunu söyleyebilirim ticaret artık çok zorlaştı, kar marjları azaldı, şartlar ağırlaştı, geçinmek zorlaştı, maliyetler arttı, kiralar arttı, bunlar bizim gibi esnafları zorlayan şeyler. Müşterimizi seçiyoruz, kefille mal veriyoruz ama yine de dolandırılıyoruz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*