Öncelikle kendinizi ve firmanızı tanıtabilir misiniz?
1976 Manisa doğumluyum. Perakende sektöründe faaliyet gösteriyorum. 1996 yılında bu işe kendi işimiz olarak başladık. Uzun yıllar Vestel bayiliği yaptıktan sonra hâlihazırda Profilo, Samsung, Altus ve Schafer bayiliklerimiz bulunuyor. Ayrıca kendi bünyemizde sunduğumuz esnek ve müşteri odaklı elden taksitli satış modelleriyle de müşterilerimize alternatif ödeme çözümleri sunmaktayız. Perakende sektöründe faaliyet gösteren 12 mağazamız bulunuyor. Mağazalarımız Büyük Öncü AVM adı altında; Manisa, Saruhanlı, Susurluk, Soma ve Akhisar’da hizmet veriyor. World Global şirketimizi geçtiğimiz yıl kurduk. Aiwa markası için ise yaklaşık iki yıldır Japonya ile temas halindeydik. Markanın Türkiye lisans hakkı ve distribütörlüğü tarafımıza ait. Ürünleri Japon kökenli olarak, oradaki kalite ve standartları koruyarak ürettiriyoruz.
Şu an için klima ürünleri Türkiye pazarına giriş yaptı. Önümüzdeki dönemde televizyonlar, laptoplar, projeksiyon cihazları, monitörler ve benzeri ürün grupları da portföyümüze eklenecek.

Marka sahibi olup, ithalat yapmak nereden aklınıza geldi?
Geçen yıl Freevier markası adı altında, 30’a yakın ürün grubunu ve tüm çeşitlerini kapsayacak şekilde bu alana adım attık. Şu anda Freevier markasının tüm küçük ev aletlerini Türkiye’ye getirmeyi planlıyoruz. Bu projeyi önümüzdeki yıl hayata geçirmeyi hedefliyor ve şu anda proje aşamasında yoğun şekilde çalışıyoruz. Türkiye genelinde ürün sattığımız yaklaşık 500 müşterimiz bulunuyor.
Bayi toplantısının amacı ve sonuçlarını anlatır mısınız?
Buraya bayilerimizi, aileleriyle birlikte davet ettik. Yüksek katılım sağladık. Buradaki temel amacımız bir markayı ve ürünlerini tanıtmak. Bu nedenle kazancı ikinci plana aldık. Önce markanın tohumlarını ekelim ki asıl kazancı ilerleyen süreçte elde edelim istedik. Geçen yıl iyi bir başarı yakaladık, bu yıl ise çok daha iyi olacağını düşünüyorum.
Japon markalı klimalarımız, piyasadaki muadillerine göre yüzde 20–30 daha uygun fiyatlı. Tanıtım amacıyla kârdan fedakârlık ediyoruz. Lansman sürecinde ürünleri yalnızca teşhir ve talep oluşturmak amacıyla uygun fiyatla sunduk. Şu anda talep oldukça iyi. Katılımcıların yarısından fazlasına ürün verdik. Bunların büyük bir kısmı zaten mevcut müşterilerimiz.
Aiwa ve Freevier markalarıyla bu işimize ciddi bir ivme kazandırmayı hedefliyoruz. Televizyon reklamlarıyla ilgili görüşmelerimiz sürüyor. Ayrıca kısa süre içinde bir Japon markasını daha portföyümüze katacağız. Şimdilik ismini paylaşmıyoruz; özel bir ürün olacak
Satışlarınız nasıl şu anda?
Ürünlerimizin fiyatlarının uygun olması nedeniyle şu anda talep oldukça yüksek. Hatta bazı müşterilerimiz, memnuniyetlerini iletmek için 444’lü çağrı merkezimizi arayıp teşekkür ediyor. Rakip bir markanın klimasını kullanan bazı müşteriler, cihazı söktürüp bizim ürünümüzü taktırıyor; evlerinin çok kısa sürede ciddi şekilde ısındığını ya da soğuduğunu söylüyorlar. Klimalarımız aynı zamanda son derece sessiz çalışıyor. Bu yıl bu işi tamamen tanıtım amacıyla yapıyoruz; öncelikli hedefimiz kazanç değil. Kendi çabalarımız ve Japon markalarımızın gücüyle geçen yıla kıyasla çok iyi bir satış performansı yakaladık. Hatta şu ana kadar, piyasada çok bilinen bir Japon markanın satış hacminin yaklaşık yüzde 50’sine ulaşmış durumdayız. Freevier, bizim öz markamız. Ancak bugün klimalar çok daha fazla talep görüyor ve satışlarımızın merkezinde yer alıyor.

Üstün özelliklerinden bahseder misiniz?
Ürünlerimizde yer alan bio filtre ve gümüş iyon filtre sistemi, havadaki bakteri, mikroorganizma ve alerjenlerin etkili biçimde filtrelenmesini sağlayarak çok daha sağlıklı bir iç ortam oluşturuyor.
Gümüş iyon teknolojisi, bakteri oluşumunu baskılayarak hijyen seviyesini artırırken; çift filtre yapısı hava temizleme performansını üst seviyeye taşıyor. Bu özellikler, özellikle hassas bünyeler ve astım hastaları için önemli bir avantaj sunuyor.
15 metreye kadar güçlü üfleme kapasitesi, mekânın her noktasına hızlı ve dengeli hava dağılımı sağlıyor. Kendi kendini temizleme özelliği, iç ünitede oluşabilecek nem ve bakteri riskini azaltarak hijyenik ve uzun ömürlü kullanım imkânı tanıyor. Standart klimalara kıyasla 10–12 farklı ek fonksiyon barındıran cihazlarımız; 30 saniyede hızlı soğutma, 60 saniyede hızlı ısıtma özellikleriyle maksimum konfor sağlıyor.
Ayrıca düşük voltaj sınırı algılama sistemi, şebekede voltaj düşüşü tespit edildiğinde cihazın otomatik olarak çalışmayı durdurmasını sağlayarak hem ürünü hem de kullanıcıyı koruyor. Elektrik kesintisi sonrası hafıza fonksiyonu, cihazın son ayarlarını koruyarak tekrar devreye girmesine imkân tanıyor. Golden Fin kaplama sayesinde dış ünite, korozyona karşı yüksek dayanıklılık gösteriyor. Tüm bu özellikler, klimalarımızı yalnızca yüksek performanslı değil; aynı zamanda hava kalitesini artıran, sağlık odaklı ve kullanıcı dostu bir ürün haline getiriyor.

2026 yılının nasıl geçeceğini düşünüyorsunuz?
Türkiye’de her geçen yıl birçok alanda koşullar zorlaşsa da sektörümüz açısından önümüzdeki dönemin daha iyi olacağını düşünüyorum. Bunun en önemli nedeni, klima fiyatlarının Türkiye’de artık çok daha erişilebilir hale gelmiş olması.
Bugün bir klima, yaklaşık bir asgari ücretle satın alınabiliyor; oysa geçmişte bu rakam 2–3 asgari ücrete kadar çıkıyordu. Benzer şekilde beyaz eşya fiyatları da şu anda Türkiye’de oldukça uygun seviyelerde.
Satış sonrası servis hizmetlerini nasıl yürütüyorsunuz?
Türkiye genelinde hizmet veren 245 servisin tamamı bize ait. Servis müdürümüz, 4 ay boyunca bu servislerin tamamıyla birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Tüm bu operasyonu kendi bünyemizde yönetiyoruz ve bu yapılandırma süreci yaklaşık dört ayımızı aldı.
Müşterilerimize 48 saat içinde teslimat ve montaj garantisi veriyoruz. Bu konuda net bir iddiamız var. Elbette aşırı sıcak dönemlerde çok nadiren küçük sarkmalar yaşanabiliyor; ancak yüzde 99 oranında yerine getiriyoruz. Çünkü klima satışında hız çok kritik. Ürünü iki gün içinde kuramazsanız müşteri vazgeçer. Hava serinlediğinde satın alma ertelenir, sıcaklar tekrar başladığında müşteri geri gelir. Bu nedenle iki gün, ideal ve kritik bir süre. Bu konuda son derece iddialıyız. Herkesin ticari bir yaklaşımı var; bu da bizim ticari yaklaşımımız.
Beyaz eşya sektörünün son yıllarda zor bir dönemden geçtiği yönünde görüşler var. Siz bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bugün beyaz eşya perakendecileri ürünleri ortalama yüzde 15–20 marjla satıyor.
Ancak gerçek anlamda elde edilen kâr oranı yüzde 3–5 seviyelerinde kalıyor. Eskisi kadar kârlı bir yapıdan söz etmek mümkün değil. Rekabet son derece yüksek. Müşteriler mağazaya gelmeden önce internetten fiyat araştırması yaparak geliyor. Bunun önüne geçmek ya da buna yaptırım uygulamak kolay değil.

Beyaz eşya ithal etmeyi de düşünüyor musunuz?
Evet, bu yönde planlarımız var; ancak devletin getirdiği yeni bir vergi
düzenlemesi söz konusu. Özellikle büyük firmalar bu konuda baskı altında. İthal edilen beyaz eşya ürünlerinin fiyatlarının önümüzdeki dönemde artması bekleniyor. Bu vergi yeni yürürlüğe girdi. Düzenlemenin temel amacı, Türkiye’deki yerli üreticileri korumak. Bu açıdan bakıldığında devletin bu noktada haklı bir yaklaşım sergilediğini de söylemek gerekir.
Hedefiniz nedir?
Öncelikli hedefimiz markayı büyütmek. Türkiye’de şu anda yedi Japon marka bulunuyor; biz ise sekizinciyiz. Geçen yıl bu grupların satışlarının yaklaşık yüzde 30–40’ı kadar satış gerçekleştirdik. Bu yıl ise bu oranı aşmayı hedefliyorum. Markayı yeni getirdiğimiz için tanıtım sürecimiz devam ediyor.
Şu anda 170–180 bayide ürünlerimiz bulunuyor ve tamamı teşhirde yer alıyor. Bunun için özel stantlar tasarladık. Belirli adetlerde alım yapan bayilerimize bu stantları hediye ediyoruz. Bizim için her detay önemli; tüm süreçler en ince ayrıntısına kadar planlanıyor.
Freevier markasıyla getirdiğimiz ürünler, Uzak Doğu’daki en kaliteli üretim gruplarından geliyor. Orada 100 dolarlık ürün de var, 300 dolarlık ürün de. Ucuz olan tercih edildiğinde ürün kalitesi düşüyor, müşteri memnuniyeti kayboluyor ve bir daha tercih edilmiyor.
Biz bu nedenle kalite çizgisinden taviz vermiyoruz. Ürünlerimizde sorun yaşamıyoruz; çünkü ürün zaten kendini belli ediyor. Ucuz mal getirmek zahmetlidir ve sürdürülebilir değildir.
Bizim net mesajımız şu: Uygun fiyat, kaliteli ürün. Amacımız Türkiye’de en kaliteli ürünleri, ulaşılabilir fiyatlarla tüketiciyle buluşturmak.

İlk yorum yapan olun