Vestel bizim ekmek kapımız; bugüne kadar onunla geldik, evimizi ve hanemizi onunla kurduk

Cavit Yazıcı / Yazıcı Ticaret Tekirdağ Vestel Bayisi

Öncelikle sizi ve firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz?

1966 yılında Tekirdağ’ın Ortaca Köyü’nde doğdum. Yaklaşık 1,5 yıllık bir üniversite deneyimim oldu; o dönemin şartlarında ancak bu kadar okuyabildim ve sonrasında bırakmak zorunda kaldım. Bir oğlum var. Üniversite mezunu, mimarlık yapıyor ve şu anda birlikte çalışıyoruz. 1990 yılında ortak olarak Beko bayisi şeklinde sektöre ilk adımımı attım. 1995 yılında Yazıcı DTM’yi kurarak yoluma devam ettim; ardından Ariston, Grundig ve AEG markalarının satışını gerçekleştirdik.1998 yılında Vestel’in münhasır bayiliğine geçtik ve o günden bu yana Vestel ile yolumuza devam ediyoruz. Eşimle birlikte başladık, yine birlikte sürdürüyoruz. Zaman içinde mağaza sayımız dönemsel olarak arttı, azaldı. Tekirdağ merkezde faaliyet gösterirken Çorlu’da da bir şube açmıştık. Ancak personel sıkıntısı nedeniyle yaklaşık iki yıl önce bu şubeyi kapatmak zorunda kaldık.

Mağazanızın fiziki özelliklerinden bahseder misiniz?

Bizde cadde mağazacılığı var; AVM’lerde yer almıyoruz. Burada tek bir AVM bulunuyor ve kira bedelleri Euro bazında olduğu için oldukça yüksek. AVM’nin inşaat sürecinden itibaren yakından takip ettik ancak bu şartlar nedeniyle girmeyi tercih etmedik. Şu anda cadde üzerinde konumlanan iki mağazamızla faaliyetimizi sürdürüyoruz.

Tüketicilere sunduğunuz farklılıklar nelerdir? Neden sizi tercih ediyorlar?

Öncelikle müşterilerimiz bize güveniyor. Sattığımız ürünün her zaman arkasında durduğumuzu biliyorlar. Hatta birçok müşterimiz, markadan bağımsız olarak “Siz burada olduğunuz için sizi tercih ettik” diyor. Bu da yılların getirdiği bir samimiyetin sonucu. Uzun süredir birlikte çalıştığımız bir ekibimiz var. Yaklaşık 15 yıldır bizimle çalışan personellerimiz bulunuyor. Onların müşteriyle kurduğu güçlü ve sıcak ilişkiler de tercih edilmemizde önemli bir etken oluyor.

Bölgenizden kısaca bahseder misiniz? Tüketicileriniz nasıl?

Satışlarımız dönemsel olarak epey değişkenlik gösteriyor; mevsimsellik bizim için belirleyici bir unsur. Marka bünyesinde en güçlü olduğumuz ürün gamı klima. Yaz döneminde hem ciro hem de satış adedi anlamında ciddi bir artış sağlıyoruz. Bölgenin yazlık bir yer olması da bu artışı destekliyor; yaz aylarında gelenler evlerindeki ihtiyaçlarını büyük ölçüde buradan karşılıyor. Şu anda bizi en çok zorlayan konu ise internet satışları. Online kanalın pazar payı sürekli artıyor ve fiyat rekabeti mağazacılığı ciddi anlamda baskılıyor. Bulunduğumuz bölgede çiftçi nüfusu ağırlıkta. Tarımda, diğer birçok sektörde olduğu gibi, bu yıl da zor bir dönem yaşandı. Verim düştü, fiyatlar yükseldi. Bu durum doğal olarak alım kararlarını erteliyor. Artık acil bir ihtiyaç yoksa herkes harcamasını geciktiriyor. Eskiden harman zamanı satışlar belirgin şekilde artardı; bu alışkanlıklar neredeyse tamamen kayboldu. Günümüzde satışlar daha çok çeyiz alışverişi üzerinden ilerliyor.

Tüketicilerin Vestel markasına bakış açısı nasıl?

Yerli bir marka olması Vestel’i bu bölgede avantajlı bir konuma getiriyor. Servis konusunda ciddi bir sorun yaşamıyoruz. Markalar sıralamasındaki yeri orta sıralarda. Özellikle Vestel’in çeyiz kanallarında, Vestel markasıyla ve kontrolsüz şekilde yer alması marka imajına zarar veriyor. Bizim mağazalarımızda her şeyin bir standardı var; fiyatlama, sunum, hizmet anlayışı belli. Ancak bu tür kanallarda her şey yapılabiliyor ve bu durum markanın algısını aşağı çekiyor. Bu konuları sürekli olarak markayla paylaşıyoruz.

Siz bölgedeki müşterilere ulaşabilmek için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Vestel’in kendi paylaşımlarının dışında, sosyal medya tarafında birlikte çalıştığımız bir ajansımız var. Onlarla hazırlık yapıyor, dönemsel kampanyalar oluşturuyoruz. Günümüzde broşür dağıtımı artık çok etkili değil; pandemiden sonra kimse broşür almak istemiyor. Buna karşılık afiş çalışmalarımız devam ediyor. Ancak en etkili mecra açık ara sosyal medya.

2025 yılı nasıl geçti? 2026 yılına dair beklentileriniz nedir?

Genel anlamda zor bir yıl geçirdik. Alım gücü herkes için azaldı ve insanlar ihtiyaçlarını mümkün olduğu kadar ertelemeye çalışıyor. Elektronik ürünlerde ciddi bir daralma yaşandı. Beyaz eşyada ise zaruri ihtiyaçlar dışında alışveriş yapılmıyor. Zaten bizim sattığımız ürünler keyfi alınacak ürünler değil. Mağazamıza gelen müşteri çoğunlukla almaya niyetli olarak geliyor. Biz de bu müşteriyi mümkün olduğunca kaybetmemeye, doğru ürünü ve doğru hizmeti sunarak süreci tamamlamaya çalışıyoruz. Piyasa şartlarının mutlaka daha iyi bir noktaya gelmesi gerekiyor. Emekliye ve çalışana destek sağlanır, fiyatlar da belli bir dengede tutulabilirse alım gücü artacaktır. Şu anda ertelenen ihtiyaçların yeniden piyasaya dönmesi şart. Biz de satış yapabilmek için elimizden geleni yapıyoruz. Vestel ile planlamalarımızı sürdürüyor, süreci en doğru şekilde yönetmeye çalışıyoruz.

Beyaz eşya sektörünün sorunları nedir? Bunlar için önerileriniz nedir?

Ekonomik olarak ciddi sorunlar yaşıyoruz. Mağazaya gelen müşterinin ilk baktığı unsur fiyat oluyor; fiyatın mutlaka alınabilir seviyede olması gerekiyor. Vestel, uzun yıllar boyunca fiyat avantajıyla diğer markalara göre öne çıkıyordu. Ancak son yıllarda bu fiyat makası kapanınca pazar payımız da nispeten daraldı. Buna ek olarak, aşağı segmentten gelen market markalarının da Vestel’in pazar payından pay aldığını düşünüyorum. Sektördeki fiyat rekabetine, firmalar da müdahale edemiyorlar, önüne geçilmesi lazım. Burada bir düzenlemeye ihtiyacımız var. Herkes kendi derdinde ilerliyor. İnşallah önümüzdeki yıllarda bunları yaşamayız. Vestel markası sizin için ne ifade ediyor? Bu iş bizim ekmek kapımız. Bugüne kadar onunla geldik; evimizi, hanemizi onunla kurduk. Bundan sonra da aynı şekilde yolumuza devam etmeyi düşünüyoruz. Bunca yıllık Vestel bayisi olmamızın getirdiği bir tanınırlık var. Belki ismimizle tanımazlar ama “Vestel bayisi” dediğinizde herkes bizi bilir. Zaman içinde üzerimizde böyle bir algı oluştu ve biz de bu algıyı yıllardır özenle taşımaya çalıştık. Bundan sonra da şartlar el verdiği sürece aynı şekilde devam etmek isteriz.

İşinizi severek yapıyor musunuz? Bu iş sürdürülebilir bir iş mi?

Evet, bu işi gerçekten çok severek yapıyorum. İleride çocuğuma devretmeyi de düşünüyorum. Ancak sürdürülebilirlik, büyük ölçüde firmaların atacağı adımlara bağlı. Mağazacılık mı yoksa internet mi öncelikli olacak; markaların buna net bir şekilde karar vermesi gerekiyor. Bizim öngörümüz, elektronik ticaretin önümüzdeki dönemde daha da gelişeceği yönünde. Şu an için bu alanda bir faaliyetimiz yok. Hem maliyetli hem de kârlı görünmüyor. Bazı bayiler e-ticareti aktif olarak yapıyor; belki de doğru olan onların izlediği yol. Zamanla bunu daha net göreceğiz.

Geleceğe dair hedefleriniz nelerdir?

Hedeflerimizi büyük ölçüde Vestel’in alacağı kararlar belirleyecek. Tek başımıza yol alma şansımız yok; marka nasıl bir yol çizecekse biz de ona göre hareket etmek durumundayız. Ancak bu yolun ekonomik olarak da uygun ve sürdürülebilir olması gerekiyor. Aynı zamanda bizi de tatmin edecek bir yapı ortaya konulmalı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*