Fethiye gibi bir yerde tek konsept mağaza pek karlı olmuyor

Eren Store Dayanıklı Tüketim Malları- Fethiye, Muğla - Bekir Sıtkı Ölmez

Kısaca bize kendinizden bahseder misiniz?

Fethiye doğumluyum, 50 yaşındayım, doğma büyüme buralıyım daha önce turizm işi yapıyordum. 1999 yılında bu işe başladım, bugüne kadar aynı yerde aynı işe devam ediyorum. Evliyim, eşim ile çalışıyoruz. İki çocuğumuz var. Birisi lise 3’e gidiyor, diğeri de Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümü son sınıf öğrencisi.

İşe nasıl başladınız bahseder misiniz?

Evlilik kararımıza kadar turizm sektöründe çalışıyordum. Turizme 1987-88 yıllarında Patara sahilinde, yani plajda seyyar satıcılık yaparak başladım ve en son 1998 yılında otel müdürü olarak çalışırken bıraktım. Turizm, çok güzel ve zevkli bir işti, fakat evlilik ve aile düzeni için sabit bir iş istedim. Yani akşamı-sabahı olan, Cumartesi-Pazarı olan bir iş istedim. Turizm, bildiğiniz gibi bu bölgelerde bütün seneyi kapsamıyordu. Hem sabit işim olsun hem de yaz kış devamlılığı olsun diye bu kararı aldım. Dayanıklı tüketim işine ilk olarak 1999 yılında ‘Ev Kur’ tarzı bir işin ortağı olarak başladım. Beyaz eşya ve mobilya işi hiç aklımızda yoktu. Üç yıl boyunca ortaklarla birlikte bu işimize devam ettik. Daha sonra 2002 yılında bütün ortaklardan ayrılıp tek başıma yine bu lokasyonda şu anki işimi devam ettirmeye başladım. Genelde karışık markalarla çalıştık. İlk günden bu yana hiç kopmadan hala aynı markalarla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Örnek vermem gerekirse; Büyük Osman Oğulları vardı, Indesit Hotpoint Ariston vardı ama maalesef 2018 yılında kapandı. Altus ve Regal grubu ile ilk zamanlardan beri çalışıyoruz. Şu anda ağırlıklı olarak ana markalarda Altus, Regal, LG, Samsung ve Silverline markaları bulunmakta. Küçük ev aletlerinde de Fakir markası başta olmak üzere birçok marka ile çalışıyoruz. Biz bu malların bazılarını doğrudan üreticisinden, bazılarını da avantajlı olduğu için Yeşil Ege, Şahbazlar, Gürses, Doğan DTM, Süsler gibi pazarlama firmalarından tedarik ediyoruz. Tabii ki hangisinin şartları bize uyarsa, onlardan alıyoruz.

Mağazanızın özelliklerinden bahseder misiniz?

Mağazamız bizim karışık markalar satan bir yer. Biz sadece beyaz eşya değil elektronik, mobilya, yatak, bahçe mobilyası gibi ürünleri de satıyoruz. Bu mağazanın dışında bizim Adnan Menderes Bulvarı’nda sadece mobilya üzerine ve 2011 yılında faaliyete geçirdiğimiz bir mağazamız daha var.

Mağazanıza gelen tüketici profilinizden bahseder misiniz?

Biz buranın yerlisiyiz, dolayısıyla bütün köylerden ve etrafından çok fazla sayıda tanıdığımız insan bizden alışveriş yapıyor. Ayrıca Fethiye’nin turizm bölgesi olması ve benim de turizm kökenli ve yabancı dil biliyor olmam bize bir avantaj sağlıyor. Bu bölgede yerleşik olarak yaşayan azımsanmayacak adette özellikle İngiliz ağırlıklı, Alman ve Rus müşteri portföyümüz var.

Bize perakencilik konusunda deneyimlerinizden bahseder misiniz?

Perakende işi hem zevkli hem de aslında çok zor bir iş. Ticaret işini sevmezseniz yapamazsınız çünkü çok nazlı bir iş. Müşteri çok nazlıdır. Her şeyin en iyisini en uygun olan fiyatını ister. En yakın zamana nakliye montajı ister tabi bunların hepsini bir arada bulundurmak yani hem hızlı sevkiyat hem zamanın da montaj hem de en iyi fiyatı sunmak zor oluyor ama biz bunu başarıyoruz. Zaten yıllardan beri gelen sabit müşterimizin bizimle çalışmasının sebebi bunlar.

Firmalarla aranız nasıl?

Biz çok eski firma olduğumuz için firma yöneticilerinin hepsiyle aramız çok iyi. Hiç kimseyle bugüne kadar ticari, ticaret dışında bir sorun ya da problem yaşamadık. Her zaman çok rahat alışveriş yapabiliriz. Son zamanlarda ülkemizdeki ekonomik gelişmeler sektöre de yansıyor.

Olumlu ya da olumsuz siz bundan nasıl etkileniyorsunuz, değerlendirir misiniz?

Beyaz eşya konusunda rekabet piyasada çok fazla. Ayrıca bu e-ticaret satışları ve zincir marketler her yerde olduğu için bizlere dezavantaj sağlıyor ve haksız rekabete uğruyoruz. Yani aslında herkes kendi bildiği işi yapsa veya her branş kendi kategorisindeki ürünleri satsa herkes daha mutlu olacak. Bunun dışında bankalarla ilgili komisyon oranlarının yüksek olması da şu an bizleri epey zorluyor. Bizim zaten kar oranımız özellikle beyaz eşya ve elektronikte çok çok düşük. Yani tek çekim karta bile yüzde %3,5, %4 komisyon ödediğimiz zaman %10 karla ürün satsak ürünün hamallığını yapmış oluyoruz. Biz burada hep fedakarlık yaparak gidiyoruz bu konularda. Yani küçük esnaf sonuç olarak hep böyle küçülüyor, böylesine sıkıntılarımız var.

Neden tabelalı bayilik tarzında iş yapmayı tercih etmediniz?

Şimdi biz bunu yıllar önce denedik, Hotpoint Ariston’a sadece tek konsept mağaza yaptık fakat Fethiye gibi bir yerde tek konsept mağaza pek karlı olmuyor, kurtarmıyor yani o yüzden yine karışık satmaya devam ettik. Biz böyle mutluyuz. Müşterimiz de mutlu çünkü seçenek daha fazla. Birçok markayı müşterimize uygun fiyatlı olarak onlara sunabiliyoruz ya da daha üst segment bir ürün istiyorsa onu da sunabiliyoruz.

Bölgenin özellikleri nedir?

On iki ay boyunca iş oluyor mu ? Aslında iş 12 ay boyunca devam ediyor, fakat mevsimsel olarak daha yoğun dönemler oluyor. Burası hem turizm hem tarım alanı olan bir yer. Tabii ki turizm sezonunda daha fazla hareketlilik oluyor. Dolayısıyla turizm sezonu bizim için yüksek sezonumuzdur, daha fazla satış ve kar elde ettiğimiz dönemdir. Geçmiş yıllarda kışın da iyi satışlar yapıyor, dükkânı döndürüyor ve iyi paralar kazanıyorduk. Ancak son birkaç yıldır kış sezonları genellikle zarar yazıyor, yani talep pek olmuyor. Ekonomik durumların biraz daha sıkılaşması nedeniyle kış ayları genellikle burada kötü geçiyor.

İşinizi seviyor musunuz? Çocuğunuza tavsiye ediyor musunuz?

Eğer bu işi sevmesem, bu kadar uzun süre yapamazdım çünkü neredeyse bakkal gibi, beyaz eşya işi de insanı gün boyu mağazaya bağlıyor, haftanın 6 günü. İyi tarafı ise şansımız, ailecek çalışmamızdan dolayı genellikle birlikte olabiliyoruz Hep beraber olduğumuz için ben bu işi severek yapıyorum, çünkü zaten sevmeden yapılamaz. Çocuklarımı da bu işi yapmaları konusunda teşvik ediyorum ama tabii ki onlar farklı kollarda devam etmek istiyorlar. Belki bir süre daha yaparlar ama küçük oğlum bu işi yapmak istemiyor. Rekabet ve işler gün geçtikçe zorlaşıyor.

Beyaz eşya sektörünün markalarına hitap edebilmek için, bu işin sürdürülebilir olabilmesi için önerileriniz nedir?

Yaklaşık 25 yıldan beri bu işi yapıyorum. Firmaların, ürün nerede satılırsa satılsın değil, belli başlı bu işi iyi yapabilecek mağazalarda satılsın demesi lazım. Bazı firmalar benim malım satılsın ama markette satılsın, internette satılsın affedersin bakkalda bile satılsın gibi düşünceleri var. Bu tabi bizim gibi geleneksel kanalı yani yıllarını vermiş insanları hem yoruyor hem üzüyor. Dolayısıyla bu bize zarar veriyor. Aslında firmaya da zarar veriyor çünkü oralarda sadece fiyat odaklı satış var bizse hizmet ederek satış yapıyoruz. Yani müşteriye mal satabilmek için bazen yarım saat, 1 saat, birkaç gün dil döküyoruz, takip ediyoruz, öyle mal satıyoruz ama zincir marketlerde ya da e ticarette adam sadece fiyatına bakıyor, başka bir hizmet zaten alamıyor. Firmaların geleneksel bayi kanalları ile diğer satış kanalları ayrıştırmaları lazım. Bize pozitif ayrımcılık yapmaları lazım çünkü bu işin yani kahrını çeken biziz ama ticaretini yapan onlar. Biz gerçekten yıllarımızı verdik veya her şeyimizi veriyoruz.

Ne tür sosyal sorumluluk faaliyetleriniz var?

Kısaca sosyal hayatınızdan da söz eder misiniz? Ben şuna dikkat ediyorum. Genelde çalışma saatlerimiz bizim diğer yerlere göre biraz daha azdır. Genelde sabah 09:00’da açıp kışın saat 17:00’de, yazın ise 18:00’de kapatıyoruz. Hafta sonları kesinlikle çalışmıyoruz. Genellikle çocuklarımla ve ailemle zaman geçiririm. Burada oturuyorum. Genelde hafta sonları mutlaka bir şeyler yapmak isteriz, yapmaya çalışırız, pikniktir, denizdir hafta sonu gezileri gibi. Bir de sosyal sorumluluk olarak Kızılay’ın Yönetim Kurulu’ndayım. Orada faaliyetler olursa, oraya katılıyorum. Genelde yardım kuruluşlarına çoğunlukla yardım etmeye çalışırım. Yani elimizden geldiği kadar faaliyetlerde bulmaya çalışırım.

Sektördeki amacınız nedir, hedefleriniz nedir?

Bu sektöre dergimiz aracılığıyla nasıl bir mesaj vermek istersiniz. Bu işi yıllarca yaptım, severek yaptım. Sevmeden zaten bu iş yapılmaz. Şimdiye kadar genellikle hep iyi anılar bıraktık. Firmalar olsun, müşterilerimiz olsun. Yani bütün müşterilerimiz bizden, bizlerde de onlardan memnunuz. Severek yapılan iş her zaman güzeldir. Ben şu ana kadar bütün hedeflerimi gerçekleştirdim. Bundan sonraki kuşaklara işimi devredip, rahat bir emeklilik hayatı geçirmek istiyorum.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*