Birinin sizi önermesi yapılabilecek en güçlü reklamdır

Yasin Özsoy / Özsoy DTM Tekirdağ - Malkara Bosch Bayisi

Öncelikle sizi ve firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz?

Firmamız 1941 yılında kurulmuştur. Dördüncü kuşak olarak bu köklü yapıyı bugün ben sürdürüyorum. Manifaturacılıkla başlayan yolculuğumuz, 1980’li yıllarda beyaz eşya sektörüne adım atmamızla yeni bir boyut kazandı. İlk olarak AEG markasıyla çalışmaya başladık. 2000’li yıllarda Yataş ile iş birliği yaparak bu alanda mağazalaştık. 2007 yılında ise Bosch ile kurumsal çalışmalarımız başladı. Aynı yıl mağazamızı yenileyerek 50 metrekareden 150 metrekareye çıkardık ve faaliyet alanımızı genişlettik. Firmamız, büyük dedemizden günümüze uzanan güçlü bir aile geleneğine sahiptir. Beyaz eşya faaliyetlerimiz ise 1984 yılında babam Ferdi Özsoy ile başlamıştır. Günümüzde iki kardeş olarak iki farklı markayla yolumuza devam ediyoruz. Ben Bosch markasıyla çalışırken, kardeşim Vestel ve Regal markalarına odaklanıyor. Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü mezunuyum. Mezuniyetimin ardından firmaya döndüm ve beyaz eşya sektöründe aktif olarak çalışmaya başladım. Başından beri her şeyin tek bir mağaza çatısı altında ve daha kurumsal bir yapı içinde ilerlemesi gerektiğine inanıyordum. Dedemden ve babamdan gelen kumaş kültürünün 2000’li yıllarda sürdürülebilir olmayacağını öngörüyordum. Nitekim zaman içinde bu alanda faaliyet gösteren pek çok firmanın ya kapandığını ya da dönüşmek zorunda kaldığını gördük. Beyaz eşya bizim için önemli bir çıkış yolu oldu ve bu alanda ciddi cirolar yakaladık. Ancak özellikle pandemi sonrası süreçte iş yapış şekillerinin köklü biçimde değiştiğini söylemek mümkün.

Bölgenizin özelliklerinden bahseder misiniz?

Bulunduğumuz bölge ağırlıklı olarak tarım ve çiftçilikle geçiniyor. Çiftçinin elinde para olduğunda ticaret de doğal olarak canlanıyor. 2007 yılında yaptığımız yatırımlarla birlikte yalnızca yerel müşteriyle sınırlı kalmadık; çevre ilçelerden de ciddi bir müşteri trafiği oluşturmaya başladık. Keşan, İpsala ve Hayrabolu’dan gelen müşterilerimiz bulunuyor. Bugün mağazamıza gelen her 10 müşterinin yaklaşık 6’sının şehir dışından geldiğini söyleyebilirim. Bunu başlangıçta doğru fiyat politikası ve müşteri memnuniyetini önceleyen bir anlayışla başardık. Zamanla kulaktan kulağa yayılan tavsiyelerle tanınırlığımız arttı. Bugün geldiğimiz noktada en büyük gücümüz tüketici tavsiyesi. Bu, hiçbir reklamın yerini dolduramayacağı kadar kıymetli bir unsur. Mağazamıza gelirken küçük ikramlarla bizi mutlu eden müşterilerimizin olması da doğru bir bağ kurduğumuzun göstergesi.

Müşterinize ne gibi farklılıklar sunuyorsunuz?

Güler yüz ve samimi ilgi bizim için vazgeçilmez. Çünkü müşteri, kendisiyle gerçekten ilgilenildiğini hissetmek ister. Sektörde zaman zaman “nasıl olsa alır” anlayışının hâkim olduğu dönemler yaşandı. Biz ise her zaman bunun dışında durmaya çalıştık. Sosyal medyayı aktif kullanıyoruz. Müşterilerimizin özel günlerini hatırlıyor, arıyor, mesaj atıyor ve bağ kurmayı önemsiyoruz. Bu detaylar kırsal bölgede belki daha da kıymetli. Pazardaki marka dağılımı yıllardır çok değil. Ancak biz bu dengeden pay kapmak yerine, şehir dışından müşteri kazanarak fark yaratmayı tercih ettik. Asıl büyümeyi de bu noktada yakaladık.

İşleriniz nasıl gidiyor, ne tür sorunlarla karşılaşıyorsunuz?

Pandemi sonrasında sektör genelinde ciddi tedarik sorunları yaşandı. Zaman zaman temel ürün gruplarında dahi bulunurluk problemiyle karşılaştık. Bu durum yalnızca bize özgü değildi; sektör genelinde benzer sıkıntılar yaşandı. Markalar bu süreci küresel çip kriziyle açıklıyordu ancak bu durumu tüketiciye anlatmak her zaman kolay olmadı. Tedarik sorunlarının yanı sıra yönetimsel süreçlerde de zaman zaman aksaklıklar yaşandı. Diğer bayilerle yapılan görüşmelerde, benzer deneyimlerin sektörde yaygın olduğunu gördük. Biz büyümeyi her zaman kontrollü ve zamana yayılmış şekilde ele alan bir aileyiz. Kısa vadeli agresif büyüme yerine, bulunduğumuz bölgede sürdürülebilir olmayı önceliyoruz.

Bosch markası sizin için ne ifade ediyor?

Bosch, bizim için her zaman prestij ve güven anlamına geliyor. Büyük markaların bayileri sektörde doğal olarak belirli bir ağırlığa sahiptir. Ancak günümüzde bayi temsil gücü ve ürün bilgisinin önemi her zamankinden daha fazla öne çıkıyor. Bir bayinin ürünü doğru tanıtması, teknolojiye ve markaya hâkim olması büyük önem taşıyor. Bu noktada bayi seçimi ve eğitim süreçlerinin markanın algısı açısından belirleyici olduğunu düşünüyorum.

İşinizi severek mi yapıyorsunuz?

İşimi seviyorum ve güne erken başlayarak çalışmayı önemsiyorum. Ancak son bir–iki yıldır sektörün ciddi anlamda daraldığını söylemek mümkün. Taksit imkânlarının azalması, faiz oranlarının yükselmesi ve internet üzerinden yapılan yoğun fiyat karşılaştırmaları satışları zorlaştırıyor. İnternet satışları hızlı gibi görünse de kârlılık açısından hâlâ soru işaretleri barındırıyor. Büyük beyaz eşyada fiziki mağazanın sunduğu güven ve hizmet anlayışı hâlâ çok önemli.

2025 yılı nasıl geçti, 2026 yılına nasıl bakıyorsunuz?

2025 yılının ilk yarısı sektör adına oldukça zor geçti. Yoğun bir emek harcadık ancak ciddi anlamda kârlılık baskısı yaşadık. Yaz döneminde ise klima grubunda farklı markalarla çalışarak önemli bir satış ivmesi yakaladık. Malkara gibi bir bölgede 75 adet klima satmak bizim için oldukça yüksek bir rakamdı. Montaj süresinin kısalığı ve hızlı hizmet bu süreçte belirleyici oldu. Sahada çözüm üretmeden öne çıkmanın mümkün olmadığını bir kez daha gördük. Hayatta her zaman sorunlar var; önemli olan bunlara çözüm geliştirebilmek. Bu süreçte Bonaletti markasıyla yatak ve baza üretimine başladık. Markanın tescilini yaptırdık, web sitesini kurduk ve ilk üretimimizi tamamladık. Adım adım ilerleyen, uzun vadeli bir yolculuk bu.

Bu iş sizce sürdürülebilir mi, bundan sonraki hedefiniz nedir?

Mevcut tabloya bakıldığında sektörün önümüzdeki yıllarda yeniden şekilleneceğini düşünüyorum. Lojistik süreçler oturdukça doğal bir eleme yaşanacaktır. Değişimi yakından takip ediyorum ve bu dönüşümün sahadaki gerçeklerle uyumlu ilerlemesi gerektiğine inanıyorum. Bonaletti markasını zaman içinde büyütmeyi, değerini doğru şekilde ortaya koymayı hedefliyorum. Kısa vadeli değil; sabır, emek ve inanç isteyen bir yol. Açıkçası bu da ancak bir ömürlük bir yolculukla mümkün.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*