Dalaman Havalimanı’nın olduğu arazi dedeme aitti, istimlak edildi ve meydan yapıldı

Orhanlar Ltd. Şti - Muğla Dalaman - Özer Orhan

Beyaz eşya işine nasıl başladınız? Kısaca bize hem kendinizden hem de işinizden bahseder misiniz?

Özer Orhan, Dalaman Vestel Bayisiyim. İki çocuğum var; bir kız, bir oğlan. Babam 50-60 sene önce ticaretle uğraşıyordu, esnaftı. Çocukluğum dükkânda geçti, okula giderdik, okuldan çıkınca dükkâna gelirdik. Bizde aynı zamanda un ve yem bayiliği de vardı. Abimle ben büyüyüp gençlik zamanımıza geldiğimizde, babam “Size de bir işyeri açayım” dedi. Hatta bulunduğumuz mağazayı İş Bankası istiyordu, kiralamak için babama güzel de bir fiyat vermişti. Babam önce kabul etti, sonra “Ben şimdi burayı kiraya verirsem çocuklar ne yapar”, diye düşünmüş. Kiraya vermekten vazgeçti. Burayı iş yeri açalım diye bize verdi. İlk önce traktör bayiliği açmak istedik, anlaştık bayilik almak üzere Kuşadası’na gittik fakat firma sahibini o gece vurdular. Vurdukları için bayilik iptal oldu, kaderimiz değişti bir anda. Biz de mobilya mağazası açtık. Beyaz eşya işine önceleri sıcak bakmıyorduk. Dükkâna gelip giden beyaz eşya toptancısı arkadaşlar konsinye mal olarak bize birer ikişer televizyon ve müzik seti bırakıyorlardı, sende dursun biz bir iki ay sonra gelir alırız, para istemez dediler. O şekilde farkında olmadan 1990’lı yılların başında beyaz eşyaya işine girdim. Daha sonra Vestel bayilik verdi, 30 seneden beri Vestel bayiliğine devam ediyorum. Eski bir Vestel bayisiyim ama Vestel bayiliğim bana babamdan geçmedi, bu işi ben kendim açtım ve devam ediyorum. Muhtemelen benden sonra oğluma geçecek.

Vestel bayisi olmak nasıl bir duygu? Size nasıl geliyor, kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Bizde şöyle bir durum var, bayiler ve Vestel Pazarlama’daki müdürlerimiz arasında bir dostluk vardır. Mesela genel müdür buraya gelir bana abi diye hitap eder öyle “Bey” muhabbeti yoktur, sıcak bir dostluk vardır aramızda. Onu hissedersin bir sıkıntın olduğu zaman gece 2’de 3’de ara hiç kimse sen niye aradın demez, sorunların hemen çözülür. Bizim sloganımızda zaten “dost teknoloji” olarak geçiyor.

Mağazanızdan bahseder misiniz? Mağazanızda kaç kişi çalışıyor, başka şubeniz var mı?

Şu an bir tane mağazam var, iki tane çalışanım bir de ben üç kişiyiz, zaman zaman oğlum geliyor. Oğlum 19 yaşında. Kendisi yaz aylarında bize yardıma gelir. Bu şekilde yetiyor bize.

Bir Vestel bayisi olarak tüketiciye nasıl bir farklılık sunuyorsunuz, piyasadaki diğer markalara göre ne gibi farklılıklarınız var?

Bizim en büyük farkımız babamızdır. Biz Dalamanlıyız, bu bölgenin yerlisiyiz. Buralı olduğumuz ve babam da eskiden beri esnaf olduğu için müthiş bir güven var bize. Eskiden insanlar altınını, önemli şeylerini babama emanet ederlermiş. Banka falan yok, ya da bir kefil mi lazım? Babam gider kefil olurmuş. Şimdiye kadar kimseye kefillikten dolayı ne bir borcumuz ne de bir alacağımız var. İtibarımız çok yüksek, o bizim en büyük avantajımızdır. Örneğin İstanbul’daki ya da Ankara’daki insanlara buradan mal satıyorum, hiç tanımıyorlar beni, ödemelerini yapıyor malı benden 3 ay sonra alıyorlar. Bu şekilde mal satıyorum demek ki onlar da bizi araştırıyor ve güvenerek mal alıyorlar. Tabii biz Vestel bayisiyiz, bayilikler herkese verilmez. Piyasada belli bir güvenimiz var. Bizim hiçbir çekimiz günü geçmeden ödenir, hiçbir yere borcumuz yoktur gününü geçirmeyiz. O yüzden itibarımız çok iyidir. Bizim en büyük silahlarımızdan biri de güvendir. Bu durum tüketici ile aramızdaki en büyük bağdır ayrıca bölgenin yerlisi olduğumuz için insanlar bizi tercih ediyor. Biz de onlara gerekli indirim ya da hediyeler veriyor, yapabildiğimiz güzellikleri yapıyoruz.

Bölgenizden kısaca bahseder misiniz?

Dalaman’da havaalanı olması bizim için büyük bir avantaj. Hatta havaalanı olan yer benim dedeme ait, istimlak olunca meydan yapıldı oraya. Dalaman Havalimanı’nın bize avantajlı olmayan bir yönü var. Uçaktan inen insanlar direkt transit geçiyor. Fethiye’ye gidiyor, Marmaris’e gidiyor, Dalaman’da kalmıyor. O bizim için dezavantaj ancak şu anda Dalaman’a müthiş bir göç var.

Dalamanı niye tercih ediyor insanlar?

Havalimanının olması, fiyatların uygun olması ve merkezi bir yerde olmasından dolayı insanların tercih ettiği bir lokasyon burası. Buradan 30 dakikada Fethiye’ye, 40 dakikada Marmaris’e 10 dakikada Dalyan’a, 5 dakikada Göçek’e gidebilirsiniz.

Aslında Göcek Denizi diye bilinen yerler %80 Dalaman’a aittir. Denizin hemen kenarındaki Boynuz Bükü diye bir yer vardır orası sınırdı ve bize aitti, orayı babam zamanında rahmetli Turgut Özal’a sattı. Bizi kalkındıran biraz da oranın parası oldu. Paranın değerlendirilmesi ve kullanılması için babam bize verdi. Biz de buraları aldık. Bize parayı “bir” verdi ama biz onu “yüz” yaptık, sermayemizi oldukça büyüttük.

İşinizi seviyor musunuz?

İşi sevmek çok önemli, işimi seviyorum sabah 07:30’da kalkarım 08:30’da mağazayı açarım, istesem mağazaya saat 10:00’da da gelebilirim 12:00’ de de gelebilirim ama ben dükkanımı sabah kendim açmayı tercih ederim. Mağazamı kendim açar, kendim kapatırım.

Perakendecilikte kendinizi geliştirmek için neler yapıyorsunuz?

Biz bütün bayiler aramızda bir dostluk olduğu için tanısak da tanımasak da bir şehre gittiğimiz zaman mutlaka bir Vestel bayisine uğrarız, yakın çevredeki arkadaşlarla devamlı görüşürüz. Ne kadar rekabet etsek de dostluğumuz bakidir. Ben onlara kendi düşüncemi anlatırım. Onlar bana kendi düşüncesini anlatır, fikir alışverişi yaparız bu şekilde birbirimize faydamız olur ve birbirimizi besleriz.

Vestel’in yönetimi ile ilişkileriniz nasıl? Genel anlamda sektörde ne tür sorunlarla karşılaşıyorsunuz, çözüm önerileriniz nelerdir?

Bizim yönetimimiz şöyle, en üstten en altına kadar bir telefon kadar uzaklığımızda, ulaşamama diye bir şey yok. Aradığımız zaman genel müdürlüğünden tut, en alt kademesine kadar ulaşabilirsin böyle bir avantajımız var, tanısak da tanımasak da şirketin her bölümü ile bir tanışıklığımız var. Sonuçta Vestel bayisiyiz. Vestel ile aramızda her zaman bir elektriklenme var, ulaşamama problemi diye bir sıkıntımız yok. Şöyle bir fikrim var, bunu tüm markalar için söylüyorum. Tüketici pahalı malı iyi zannediyor, böyle bir imaj yerleşmiş tüketici üzerinde. Bu imajı sadece Vestel markası için değil bütün markalarda görüyorum. Biz Vestel ve stratejik olarak diğer markalardan küçük bir fark ile ürünü daha ucuza satmaya çalışıyoruz. Bu ucuzluk bazen avantaj bazen dezavantaj sağlıyor. Dezavantajını önlemek için garantimizi 1 yıl daha uzatmamız gerekir. Bu benim önerim. En kaliteli ürünler Vestel’de, bizim ürün dizaynımız ve kalitemiz çok daha iyi. En az şikâyet alan markayız. Biz 3 yıl garanti veriyoruz ve daha iyiyiz 1 yıl daha garanti versek yani garantimiz 4 yıla çıksa çok daha iyi olur bence.

Ekonomi konuşmak gerekirse ekonomik dalgalanmalar şu anda Türkiye’nin üzerinde oldukça fazla, bunlar sizin işinize nasıl yansıyor. Gelecek ile ilgili tahminlerinizi alabilir miyim?

Beyaz eşya bayileri enflasyonu sever, enflasyonda mallarımız devamlı değer kazanır. Satılsa da satılmasa da zararımız olmaz. Zaten adı üstünde dayanıklı tüketim malları. Son yıllarda mal almazsam zam gelecek endişesi ile ve enflasyonla beraber vatandaşta koşturma oldu. Bu psikoloji ile bizler iyi satış yaptık çünkü bazen, 15 günde bir bazen de ayda bir zam geliyor, bir bakıyorsun ki yıllık olarak %100 ya da %150 fiyatlar değişmiş. Vatandaş makinem bozulabilir dediği zaman daha bozulmadan değiştiriyor makinesini. Çünkü biliyor ki iki, üç ay sonra o fiyatı alamayacak. O yüzden işlerimiz iyiydi ve fiyatlar da arttığı için kaybımız olmadı. Bundan sonra sıkıntı olacak gibi gözüküyor. Çünkü şu anda krediler kapandı. Vatandaşta nakit azaldı, kredi kartlarının taksitleri düştü. 2024 biraz sıkıntılı geçecek, dengeli gitmek lazım.

Yerel seçimler yapıldı. Seçimlerden sonra ortaya bir tablo çıktı. Bu tabloyu sizin bir perakendeci olarak bakış açınız nedir, değerlendirebilir misiniz?

Vatandaş herkese bir mesaj verdi. Hükümet partisine mesaj verdi, muhalefet partilerine mesaj verdi yani bir partiye değil tüm partilere bir mesaj verdi. İnşallah herkes bu mesajı alır. Ben alacaklarına inanıyorum. Belli bir zaman bu sıkıntıyı çekeceğiz. Ama biz bu sıkıntıları daha önce de yaşadık, yaşamadığımız şeyler değil. Bu sıkıntıları aşacağız ve daha güzel olacağız.

Beyaz eşya sektöründe perakendecilik anlamında hedefiniz nedir?

Hayalimde hep büyük bir mağazada olmak isterdim ama bu bölgede büyük bir yer yok. Böylesine güzel bir yerde “büyük” mağaza sıkıntısı var. Sadece mağaza değil depo savaşları başladı sanki. Şu anda depo bulamıyorsun, bir depo boşaltılınca herkes orayı tutmak istiyor. Adam çıkmak için hava parası istiyor ya yeni girecek olan kişiden ya da mağaza sahibinden para alıyor yani hava paraları dönmeye başladı buralarda. Şu anda mağazaların artması lazım. Büyük mağazaların biraz çevre yoluna gitmesi gerekir. Mesela mobilya mağazaları ve beyaz eşya mağazalarının çevre yolunda olması lazım. Dalaman’dan örnek vereyim, diyelim ki 5 tane beyaz eşya bayisi varsa anlaşıp çevre yoluna büyük mağazalar açsak ve orayı bir beyaz eşya merkezi yapsak.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*