“Tüketicinin isteklerini gözlemleyebiliyor ve ihtiyaçlarına cevap verebiliyoruz”

Yenilikçi ve yüksek kaliteli ürünleriyle bilinen dünyanın en büyük beyaz eşya şirketlerinden Haier, Türkiye'de beyaz eşya sektörünün ülkemizdeki gücünü ve gelecek vizyonunu bizlerle paylaştı. Küreseldeki yenilikçi başarılarıyla isminden sıkça bahsettiren Çinli Haier Group’un dijitallik algısından ödün vermeyen İtalyan Candy Hoover Group'u satın almasının ardından ekip, çalışma kadrosu ve kendilerine özel çalışma sistemleriyle gelecek dönemde başarılarını devam ettirmeyi planlıyor. Haier Türkiye İş Müdürü Gözde Küçükyılmaz sorularımızı yanıtladı.

Gözde Küçükyılmaz

Haier Türkiye İş Müdürü Gözde Küçükyılmaz

Beyaz eşya sektörünün en önemli oyuncularından Haier Türkiye olarak son dönemde nasıl bir yapılanma yakaladınız? Nasıl bir çalışma disiplininiz var?

Çinli Qingdao Haier 1984 yılında Çin’de kurulmuş ve şu an dünyanın en büyük beyaz eşya üreticisi konumunda olan bir şirket. Şimdiye kadar Avrupa’da Haier markası ile yer alsalar da Avrupa’daki pazarlarını geliştirmek ve büyütmek için farklı markalar üzerinde satın alma sürecine girdiler. Burada Haier Group, Candy Hoover’i satın alma kararı aldı çünkü her iki tarafın da akıllı ürünlerdeki uzmanlığı, bağlanabilirlik üzerinde geliştirdikleri teknolojiler, inovasyona verdikleri önem gibi ana stratejilerinde birçok ortak nokta vardı ve iki şirket de aynı gelecek vizyonunu paylaşıyordu.

Candy, Hoover ve Rosieres olmak üzere üç uluslararası markasıyla 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren Candy Hoover Group, bağımsız araştırma verilerine göre Avrupa’da son 2 yıldır en hızlı büyüyen grup oldu ve pazar payını çoğu ülkede ana ürün gruplarında artırdı. Örnek vermek gerekirse İtalya’da ankastrede pazar lideri olduk ve çamaşır makinelerinde pazar payımızı %9’dan %18’e çıkardık, süpürgede Avrupa’da ikinci konumdayız, İngiltere’de çamaşır makinesinde 4 puan aldı, Portekiz’i iki katına çıkardık. Haier Group’un Candy Hoover Group’u satın almasıyla birlikte güçleri birleştirerek daha önemli işlere imza atmak adına heyecanlı bir yola çıktığımızı belirtebiliriz. Yeni yapılanmada ana merkezlerimiz bizim İtalya’daki ana merkezimizde birleşti. Geçmişte gözlemlediğimiz başka şirket birleşmeleri de oldu ve biliyoruz ki böylesine güçlü iki grubun birleşmesi oldukça heyecan verici olsa da dikkat edilmesi gereken bir süreci beraberinde getiriyor. Biz iki şirket için de bunu çok dikkatli bir entegrasyon süreci ile yönetiyoruz. Buradaki doğru adımlarımızla birleşme sonrası ilk çeyreği de büyüyerek kapattık; bütün fonksiyonlar ve yapı değişirken büyümenin ve pazar payının artması  bizleri çok mutlu etti. Dünyanın en büyük beyaz eşya üreticisi Haier, Avrupa’da da bu birleşmeyle hedeflerini yeniden belirledi; gelecek dönemde Haier Group, çatı markalarıyla birlikte Avrupa’da ilk 3’e girmeyi hedefliyor.

Bu birleşme sonucu biz de artık yolumuza Haier Türkiye olarak devam ediyoruz. Türkiye’ye baktığımızda Haier markası şu an beyaz eşya grubunda pazarda yer almıyor. Bizler de bu süreçle birlikte yeniden bir yapılanma sürecine girdik. Şu an mevcut markamız olan Hoover’i yeni ürünler ile geliştiriyoruz ve yeni markalarımızı da zamanı geldiğinde mutlaka pazara süreceğiz. Türkiye’de ciddi bir üretim gücümüz var; 3 fabrikamızla pişirici ürünler, kurutma makinesi  ve bulaşık makinesi üretiyoruz, şu an yaklaşık 1200 kişi istihdam ediyoruz ve 2019 yılından yaklaşık 2 milyon adet üretim yapmış olacağız. Ben Türkiye’nin beyaz eşya sektöründeki gücünün tekrar tekrar altını çizmek istiyorum, biz Türkiye olarak dünyanın en büyük ikinci beyaz eşya üreticisiyiz; 60.000 direkt, 600.000 dolaylı kişinin istihdam edildiği ve yılda yaklaşık 26 milyon ürünün üretildiği bir ülkeyiz. Ben şu an her ne kadar yabancı bir şirketi temsil ediyor olsam da ülkemizdeki beyaz eşya üretiminin gücünü ve sürekliliğini her zaman destekliyorum.

Haier Group’un bir parçası olmanın bize vereceği bir diğer önemli silah da buzdolapları olacak; dünyada üretilen her 5 buzdolabından bir tanesini Haier üretiyor yani dünyadaki en büyük üretici; bizler de bu durumu bir avantaj olarak kullanmak istiyoruz. 2019 yılı için değil ama gelecek dönemlerde mutlaka hem mevcut hem yeni markalarımız için buzdolabındaki gücümüzü kullanacağız.

“Haier Türkiye yeni iş modeli ile dikkat çekiyor”

2019 yılı ile birlikte biz de Türkiye ticari operasyonlarımızda bazı değişiklikler yaptık ve yeniden yapılanma sürecine girdik. Bu yeni yapılanmayla birlikte Türkiye’deki iş ortaklarımıza yeni iş modelimizi sunduk. Bu yeni iş modeliyle aslında iş ortaklarımıza daha iyi hizmet vermeyi ve iki tarafın da sürekli iletişimde olduğu daha verimli bir operasyon sunmayı hedefliyoruz. Yeniden yapılanma sürecimiz 2. çeyrek sonunda tamamlanmış olacak ve biz yeni ofisimizde Haier Türkiye olarak yeni bir başlangıç yapacağız.

Farklı ürün gruplarınız var. Süpürge, yıkama, kurutma, pişirme, soğutma gibi. Çalışmalarınızda hangi ürünler önemli noktada?

Bu soruya öncelikle şirketimizin geçmişinden bahsederek cevap vermek isterim. Candy Group 1945 yılında Avrupa’daki ilk çamaşır makinelerini üreterek işe başlamış; dolayısıyla şirketimiz yıkayıcı grubunda 1945 yılından gelen uzmanlığa sahip. Daha sonra 1995 yılında Hoover markası satın alınmış. Hoover de 1908 yılında süpürgeyi icat eden marka. Bu sebeplerle aslında biz markalarımız özünde çok yenilikçi bir grubuz. Haier ise birçok farklı ürün grubunda yeniliklere imza atmış bir çatı marka. Şu an yıkayıcı ürünler, pişirici ürünler, soğutucu ürünler ve küçük ev aletleri olmak üzere 4 ana ürün grubunda yer alıyoruz. Haier birleşmesi ile birlikte iklimlendirme grubunun da bunlara katılacağını düşünüyoruz. Baktığımızda elimizde ulusal ve uluslararası birçok marka var. Her ülke farklı marka ve farklı ürün gruplarını kullanıyor. Türkiye’de bahsettiğimiz dört ana grupta da ürünlerimiz var. Ana odak noktamız ise, yıkayıcı grubu ve pişirici ürünler. Bu gruplara yoğunlaşmamızın en önemli sebeplerinden biri ise; üretimlerini Türkiye’de kendi fabrikalarımızda yapıyor olmamız. Bu yüzden Haier Türkiye olarak önceliğimizi Türkiye’de üretim yaptığımız ürünler olarak belirledik.

Markayı rakiplerinden ayıran özellikleri neler?

Türkiye’de şu an tüketiciye sunduğumuz Hoover markamız, diğer markalara kıyasla daha yüksekteknoloji, daha fazla inovasyon ve daha fazla bağlanabilirliği daha ulaşılabilir fiyatlarla sunuyor. Örneğin markamızın tüm yıkayıcı ürünleri bir ağa bağlanabilme ve o ağla uzaktan işlem yapabilme özelliğine sahip. Farklı ürün segmentlerinde Wi-fi, NFC, Bluetooth gibi farklı bağlanabilirlik seçenekleri sunuyoruz. Bu bağlanabilir ürünlerin tüketiciye ne gibi fayda sağladığını bir örnekle açıklamak isterim; örneğin tüketicimiz giriş seviyesinde, uygun fiyatlı 5 programlı bulaşık makinemizi satın alıyor. Bu üründeki NFC özelliği ile birlikte cep telefonuna yükleyeceği uygulama ile aslında 20 tane daha ek programı kullanabiliyor. Aslında tüketici 5 programlı bir bulaşık makinesi almışken 25 programlı bir ürüne erişim sağlayabiliyor. Bizim güçlü olduğumuz bir diğer nokta da ürünlerimizde maksimum kapasiteyi sunmamız. Örneğin Türkiye’de standart ebatta 13 kilogram yıkama makinesini sunan tek markayız. Bu kapasite bazen tüketiciyi korkutabilir ama diğer yandan çift kişilik yorganı çamaşır makinesinde yıkayabilme olanağı sunuyor. Bulaşık makinesine baktığımızda 16 kişilik yemek takımı yıkama kapasitesini de pazarda sadece biz sunabiliyoruz, hem de A+++ -%10 enerji verimliliği ile birlikte.

Buna ek olarak biz Haziran ayı ile birlikte yapaya zekalı ürün serimiz olan AXI serisini de

piyasaya sunmuş olacağız; bu makineler tüketiciyi dinleyecek, anlayacak ve önerilerde bulunacak. Sonuç olarak biz tüketicilerimize maksimum teknoloji, maksimum performans ve maksimum kapasiteyi ulaşılabilir fiyatlarla sunuyoruz bu da bizi rakiplerimizden farklı kılıyor. Biz tüketiciyi inovasyonla birleştiren marka olmak istiyoruz.

Sektöre Endüstri 4.0, inovasyon, dijitalleşme gibi çok farklı konular hakim. Marka olarak sizin dijital dünyaya yaklaşımınız nasıl?

Bizler 2016 yılında bütün dünyadaki ürün gamımızı akıllı ve bağlanılır ürünlere geçirme kararı aldık. Araştırma şirketlerinin verilerine baktığımızda Avrupa’da grubumuz akıllı ürünlerde pazar lideri. Çünkü ekip olarak biz bunun 3 yıl önce somut adımlarını atıp tüketiciye en fazla akıllı ürünü sunan marka olmak istedik. Bu konuda oldukça iddialıyız. Şu an yıkayıcı grubunda yapay zekaya sahip AXI serisini çıkardık. Üretim tarafında dijitalleşme konusunu değerlendirmemiz gerekirse; 2018’de açtığımız bulaşık makinesi fabrikamız Endüstri 4.0 prensiplerine uygun olarak yapıldı. Diğer fabrikalarımızda da akıllı dönüşümler tamamlanıyor. Sektördeki bireyler olarak fuarlardan gördüğümüz ya da makalelerden okuduğumuz bir gerçek var ki yakın gelecekte evdeki tüm elektronik eşyalar birbiriyle konuşup muhtemelen tek bir cihaz üzerinden yönetilecekler. Bu durumda da bütün ürünlerin ev içerisindeki ağlara bağlanabiliyor olması gerekir. Google Home, Alexa gibi ev yönetim sistemleri Avrupa’da da evlere girmeye başladı ve çok yakın gelecekte Türkiye’de de etkisini gösterecek. Şu an bizim yıkayıcı grubundaki yapay zekalı ürünlerimizin hepsi bu ev yönetim sistemleri ile uyumlu çalışabiliyor. Yakın gelecekte öngördüğümüz bir diğer trend ise artık tüketicilerin kullandıkları ürünlerinde çok fazla kişiselleştirme talep edecek olmaları. Muhtemelen tüketici online olarak kendi ihtiyaçlarına uyan ürünü tasarlayıp sipariş edecek ve dijital fabrikalar kişiye özel, kişiselleştirilmiş üretim yapıyor olacak. Bu dijital dönüşümü ve geleceğin beyaz eşyalarını da heyecanla bekliyoruz.

2019 yılı için hedefleriniz nelerdir? Öngörüleriniz ne yöndedir, anlatır mısınız?

2019 yılı ve yakın gelecek için hedeflerimizi ve planlarımızı üretim ve ticari olarak ikiye ayıralım; Haier şu an dünyanın en büyük beyaz eşya üreticisi ve bunu koruyacak; Türkiye’deki üretim faaliyetlerimiz çok iyi gidiyor burada da grubumuzun ana stratejilerini uygun yatırımları dört gözle bekliyoruz. Ticari tarafta Avrupa bazlı bakarsak yakın gelecekte ilk 3 marka içerisinde girmeyi planlıyoruz. Türkiye’deki ticari öngörümüzde ise yeni iş modelimizle birlikte önümüzdeki yıllarda farklı ürün gruplarını ve farklı markalarımızı tüketicilerimize ulaştırmayı düşünüyoruz.

“Kurutma makinesini sahiplenen marka olmak istiyoruz”

Hoover markamızla en güçlü olduğumuz ürün gruplarından biri de kurutma makinesi; Eskişehir’deki kurutma makinesi fabrikamız 2009 yılından beri üretim yapıyor. Kurutma makineleri henüz Türkiye’de çok fazla eve girmemiş olmasına rağmen Avrupa’da çok önemli bir ürün. Türkiye’de yıllık olarak yaklaşık 2 milyon adetten fazla çamaşır makinesi satışı varken kurutma makinesi satışı bunun %10’u kadar bile değil. Avrupa’daki satın alma alışkanlıkları ise bundan çok farklı, çoğu evde kurutma makinesi kullanılıyor. Türkiye’de de alışkanlıklar ve ihtiyaçlar değişiyor; evler küçülüyor. Bu sebeple biz kurutma makinesi pazarının önümüzdeki 5-10 yıl içinde ciddi anlamda büyüyeceğini düşünüyoruz. Bu sebeple de Türkiye’deki üretim gücümüzle birlikte kurutma makinesini sahiplenen marka olmak istiyoruz. Bu hedefimize paralel, kurutma makinelerinde Türkiye’deki en farklı ürün gamını sunmaya çalışıyoruz. Örneğin; 11 kg kapasiteli kurutma makinesini yalnızca biz sunuyoruz. Bunun yanında yapay zekalı, farklı renklerde, farklı kurutma sistemlerine sahip birçok seçeneğimiz var. Kurutma makinesinde Türkiye’deki ana üreticilerden biri olarak pazarın büyümesine bizler de katkıda bulunmak istiyoruz. Gözlemlediğimiz kadarı ile aslında kurutma makinesinin nasıl çalıştığı, ne işe yaradığı ve hangi ek faydaları getirdiği Türkiye’de hiç bilinmiyor. Kurutma makinesinin öncelikle iş ortaklarımıza ve onlar vesilesi ile tüketicilerimize çok iyi anlatılabiliyor olması gerekiyor. Hoover markamız ile biz bunu yapmaya çalışıyoruz. Tüketiciler şu an satış noktalarında yoğuşmalı, ısı pompalı ve hibrit modeller ile karşılaşıyor fakat hangi ürünü tercih etmeleri gerektiği konusunda kafa karışıklığı yaşıyorlar. Bizler tüketicinin ihtiyacı neyse ona göre ürün sunabiliyoruz. Örneğin, tüketicimizin alerji ve zaman kısıtı sorunu varsa ona yüksek ısıda ve daha hızlı kurutma yapan yoğuşmalı modellerimizi öneriyoruz; başka bir tüketicimizin enerji tüketimi ve giysilerinin yıpranması konusunda endişeleri varsa ona ısı pompalı ürünün onun ihtiyaçlarına uygun olduğunu anlatıyoruz. Tüketicilerimize ihtiyaçlarına en uygun kurutma makinesini sunmayı ve kurutma makinesi kullanımını teşvik etmeyi ödev edindiğimiz için en inovatif ve yüksek kaliteli ürünlerimizi ulaşılabilir fiyatlarda tüketicilerimize sunuyoruz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*