“Süpermarketlerin bakkallara yaptıklarını büyük mağaza zincirleri bayilere yapamadı”

Aka Gündüz Özdemir / Em. Arçelik GM ve Koç Hold. Grup Bşk.

Arçelik markasının efsane Genel Müdürü Aka Gündüz Özdemir ile geçtiğimiz günlerde bir araya gelerek geçmişi ve Bayilik sistemini konuştuk. İş yaşamında faal olduğu yıllarda Türkiye’de beyaz eşya sektöründe bayilik yapısının korunması gerektiğinin her konuşmasında altını çizen Özdemir, Koç Holding’e ait Altunizade Spor tesisleri içinde yer alan Golf Kulübündeki buluşmamızda da hem günümüz ekonomisinde sektörü değerlendirdi hem de son günlerde zor bir sınavdan geçen bayilere tavsiyelerde bulundu.

Yıllarca Türkiye ve yurt dışı pazarlarında Arçelik ve Beko markalarını yönettiniz. Şimdilerde geriye baktığınızda sektörün ülkemiz ve yurt dışı pazarlardaki durumunu değerlendirir misiniz?

Sektör için 2001 yılının bir dönüm noktası olduğunu düşünüyorum. O dönemlerde oluşan kur farklı ile önemli zararlarla karşılaşıldı ve sektör ihracat hamleleri yapmak için var olan tüm gücü ile işe koyuldu. Bu dönemde rekabetçi yanımızı başta Avrupa, daha sonra ise tüm dünya pazarlarında sergilemek istedik. Bunun meyvelerini de şimdi topluyoruz. Kendi markaları ile ihracat yapan firmalar bu süreç içerisinde çok önemli avantajlar yakaladı ve konumlarını olağanüstü derecede güçlendirdiler. Beko’nun marka performansının Arçelik’e yansıdığını düşünüyorum ve şu anki mevcut konuma baktığımda bununla gurur duyuyorum.

Ülkemizde bayi sisteminin hala etkili bir şekilde yürüyor olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ve geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Bayilik sistemi sektörümüz için doğru ve faydalı bir yapılanmadır. Geçtiğimiz yıllarda Avrupa’nın sektörde yer alan iki dev firması ülkemizde mağazalar zinciri olarak yapılandı, ABD’li büyük markalar teşebbüslerde bulundu ve yerli markalarımız da bu oluşuma katkı sağladı. Tüm bu gelişme ve girişimlere rağmen bayi sistemini gücünü kıramadılar ve bayi sistemi büyümeye devam etti. Özellikle LCD TV ve cep telefonu ürünleri ile ciddi ciro ve karlar elde eden bu girişimler, bayiler ile mücadele edemedi. Kısacası süpermarketlerin bakkallara yaptıklarını büyük mağaza zincirleri bayilere yapamadı. Bu sayede beyaz eşya sektörü yüksek katma değer üretebiliyor, yoğun ihracat ve oluşturduğu istihdam ile birlikte işgücüne katkı sağlıyor ve tatmin edici vergiler ile ülke ekonomisine destek veriyor. Zamanlama ve çalışma alanı açısında doğru atılan Ar-Ge adımları ile birlikte markalar teknoloji üretmeyi başardı ve dünya çapında bu konuda bir rekabet standartları oluşturdu. Bu durumdan değer zincirinin bayi halkası da tatmin oldu ve iki taraf için de olumlu sonuçlar alındı. Günümüzde yeni jenerasyon yöneticiler bayi sistemini zaman zaman önemsemiyor. Buna izin verilmemesi gerekiyor. Çünkü geçmişini bilmeyenlerin geleceği tasarlaması oldukça zordur. Dolayısıyla atılan adımlar bayi sistemini ayakta tutmaya yönelik olmalıdır.

Avrupa’nın en büyük elektronik zincirleri Türkiye’ye geldiğinde siz bunların çok sürmeden ülkeyi terk edeceklerini söylemiştiniz. Duruma bakılınca haklı çıktınız. Peki, buna ne sebep oldu?

Bayi sistemleri kuruluşundan bu yana Türk tüketicisine en üst düzeyde hizmet verdi. Kalitesine güvenen ve yaptıkları işin arkasında duran üreticiler, dünya seviyesindeki teknolojik ürünlerle paranın karşılığını vermeyi şiar edinmiş ve ciddiyetten uzaklaşmamışlardır. Sistem gücünü tüketiciyi iyi anlayarak ve insanlara dokunarak kazanıyor. Bayiler bu noktada her konuda tüketicilerin yanında oluyor, bir aile ferdi gibi sorunlarıyla ilgileniyor ve çözüyor ve üreticilerin gerekli tedbirleri almasını sağlıyor. Bu durum tüketicilerin hayatına da yansımış ve işin önemli bir parçası olmuştur. Tüm bu unsurlar neden ayakta duramadıklarını açıklıyor. Rekabet kültürünün açık ve fazla olduğu topraklarımızda beyaz eşya emekçileri hak ettiklerini almaya devam ediyor. Hatta bayiler üreticilerin sıkıntılı dönemlerinde destek veriyor ve sektörün ayakta kalmasını sağlıyor. Bu süreç de bayi sistemini güçlendiriyor.

Şimdilerde Uzakdoğu kökenli markalar ülkemizde tutunmaya çalışıyorlar. Bu durum özelinde görüşlerinizi alabilir miyiz?

Uzakdoğu kökenli üreticiler tüm dünyada rekabet alanında çok güçlüler ve etkili bir şekilde çalıştıkları ülkeler de bulunuyor. Ülkemiz bir yandan markaların gücü, diğer yandan lojistik avantajlar dolayısıyla bunlarla rekabet edebiliyor. Söz konusu firmalar Türkiye’ye yatırım yaparak rekabete dahil olabilir. Ancak bunun tercih etmiyorlar. Bizim markalarımızdan birini satın almaları durumda ülke pazarına girebilir ve etkili bir konuma gelebilirler. Ancak bu noktada bilinçli tüketicilerimiz sayesinde gelişen satın alma sonra süreçlerimiz onlar adına problem olacaktır. Biz her yönüyle örnek bir sektörüz ve güçlüyüz.

Gelişmiş ülkelerde bayilik sistemi çok pasif veya etkisiz kalıyor. Ülkemizde ise bu durum tam tersi. Tüm bu unsurlar gelecekte nasıl şekillenecek?

Sektörümüz ülkemizde her yönüyle örnek oluşturuyor. İç pazarın başarısı dünya çapında rekabet gücümüze katkı sağladı. Hem ekonomik ölçek hem de pozisyon bakımından oldukça iyi bir durumdayız. Birçok avantaj oluşturuyoruz ve bunları değerlendiriyoruz. Dolayısıyla değer zincirinde köklü değişiklikler yapılmamalıdır. Üreticiler doğru politikalar izlemeli ve dağıtım kanalları dejenere olmamalıdır. Ticaret alan ve satan olmak üzere iki kişinin kazandığı bir iştir. Kurulmuş sistem bir yandan taraflara para kazandırıyor, bir yanda da ülkemize güzel şeyler kazandırıyor. Çok basit bir kuralımız var. Yapmak zor, bozmak çok kolaydır.

Son dönemlerde ekonomik dalgalanmalar yaşıyoruz. Bu durum sektöre nasıl yansıdı? Bir değerlendirme yapabilir misiniz?

Sistem daha önce de yaşanan bu tarz durumlarda var olan tecrübesiyle ayakta kalmayı başardı. Direksiyonu kullananlar tecrübeli kişilerden ders almayı bilirlerse sorun yaşamazlar. Sorunlara anlık olarak bakmanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Bu devamlılık tarafların gücü ve orantılı fedakarlıklarıyla devam edecektir. Geçmiş dönemlerde krizi fırsat olarak değerlendirenlerin bugün sektörde olmadığını görüyoruz. Sektörümüzün mevcut gücü ile tüm sorunları aşacağımıza inanıyorum.

2 Comments

  1. Sayın genel müdürüm Gündüz Bey tespitleriniz beni son derece mutasıs etti. Hele hele tespitleriniz içerisinde geçen günümüzde yeni jenerasyon yöneticiler bayi sistemini zaman zaman önemsemiyor çünkü geçmişini bilmeyenlerin geleceği tasarlaması oldukça zordur sizleri özlemişiz. Saygı ve sevgilerimle…

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*