4 Aralık 2025

2026 yılına ilişkin en önemli beklentimiz ekonomide yeniden istikrarın sağlanmasıdır

2025 yılı sektörel anlamda markanız için nasıl geçti? Finansal olarak hedeflediğiniz noktaya ulaştınız mı? 2025 yılı, gerek Türkiye’de gerekse küresel ölçekte ekonomik anlamda dalgalanmaların yaşandığı bir dönem oldu. Dünyadaki jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetlerindeki artış ve küresel tedarik zincirindeki kırılmalar sektörümüzü doğrudan etkiledi. Türkiye özelinde de döviz kurlarında uygulanan politikalar özellikle ihracat yapan firmalar açısından zorluklar, […]

2025 yılı sektörel anlamda markanız için nasıl geçti? Finansal olarak hedeflediğiniz noktaya ulaştınız mı?

2025 yılı, gerek Türkiye’de gerekse küresel ölçekte ekonomik anlamda dalgalanmaların yaşandığı bir dönem oldu. Dünyadaki jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetlerindeki artış ve küresel tedarik zincirindeki kırılmalar sektörümüzü doğrudan etkiledi. Türkiye özelinde de döviz kurlarında uygulanan politikalar özellikle ihracat yapan firmalar açısından zorluklar, ithalatçı firmalar açısından fırsatlar yarattı. Fantom markası olarak bugün 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren, güçlü ve köklü bir Türk markasıyız. Türkiye, küçük ev aletleri sektörü açısından stratejik bir üretim üssü konumunda. Fantom olarak biz de bu sektörün önemli oyuncularından biriyiz. Her ne kadar son dönemde ülkemizde ekonomik yavaşlama yaşansa da biz yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Finansal açıdan istikrarlı bir tabloya sahibiz. Fanset olarak finans desteğine ihtiyaç duymadan, tamamen öz sermayemizle yatırımlarımıza yön veriyor; üretim, Ar-Ge ve ihracat faaliyetlerimizi güçlü bir şekilde sürdürüyoruz.

2026 yılına dair öngörüleriniz ve beklentileriniz nelerdir?

2026 yılına ilişkin en önemli beklentimiz, hükümetin kararlı politikaları sayesinde enflasyonun her ay düşmeye devam etmesiyle birlikte ekonomide yeniden istikrarın sağlanmasıdır. Bu ekonomik istikrar ortamı, Türkiye’de üretim yapan firmaların küresel pazarlarda daha güçlü bir şekilde yer almalarının önünü açacaktır. Böylece Türk üreticileri, yalnızca iç pazara değil, tüm dünyaya üretim yapma kapasitesine ulaşacak ve ihracat potansiyelini daha da artıracaktır. Özetle, 2026 yılının; üretim, ihracat ve istihdam açısından Türkiye’nin küresel rekabette daha güçlü bir konuma yükseleceği bir dönem olacağını umut ediyorum.

0 Yorum

Yorum Gönder

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Homend Meatbox 3100H ve Homend Functional 2804H ile kışa hazırsınız
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.
Yeni nesil müşteri görseli ve teknolojisi ön planda olan ürünleri talep ediyor
Siemens Türkiye “PV+ Day” etkinliği ile güneş enerji sistemleri özelinde sektör paydaşları ile bir araya geldi.
Vestel 200 milyonuncu televizyonunu üretti
BSH Türkiye’nin eşitlik odaklı We Power kariyer programının yeni dönem başvuruları başladı