Öncelikle kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
1975 Erzurum doğumluyum. 1986 yılında Bursa’ya geldim. Abimin 1985 yılında açtığı tüp bayiliği ile iş hayatına başladık. Üç kardeş olarak 2007 yılına kadar birlikte çalıştık. Bu süreçte beyaz eşya sektöründe toptan ve perakende satış yaptık, bir dönem de spot ürün ticaretiyle uğraştık. Daha sonra faaliyetlerimize perakende mağazacılık ağırlıklı olarak devam ettik. Bunun yanında toptan satış bölümümüz de bulunmaktadır. Uzun yıllardır birçok markanın bayiliğini yaptım. Daha çok serbest ve esnek çalışma düzenini tercih ediyorum. Şu anda Regal bayiliğim bulunuyor. Bunun dışında farklı markaların toptan satışını gerçekleştiriyorum. Ayrıca Nilüfer tarafında ortaklı olarak yürüttüğümüz bir Profilo mağazamız var ve burada showroom mağazacılığı yapıyoruz. Üniversite eğitimi almadım. İmam Hatip Ortaokulu’nu tamamladıktan sonra doğrudan ticaret hayatına atıldım. Evliyim ve dört çocuk babasıyım.
Mağazalarınızın genel özelliklerinden söz eder misiniz?
Geniş cepheli, 324 metrekare zemin alanına sahip, iki katlı bir mağazamız bulunmaktadır. Mağazanın bir katını showroom olarak kullanıyor, diğer bölümlerini ise depo alanı olarak değerlendiriyoruz. Mağazamızda Samsung, Grundig, Profilo, Regal, Altus, Simfer, Uğur, Çetintaş, Nilfisk, Arnica ve Sunny markalarına ait ürünler bulunmaktadır.

Tüketicilerinize ne gibi ayrıcalıklar sunuyorsunuz?
Köklü bir firmayız; bu mağaza 1998 yılından beri aynı yerde hizmet veriyor. Güvene dayalı bir satış anlayışımız var ve müşteriyi yanıltmaya yönelik bir ticaret yürütmüyoruz. Bize büyüklerimizden böyle öğretildi, biz de aynı anlayışı sürdürmeye devam ediyoruz. Fiyat konusunda piyasaya göre daha uygun seçenekler sunuyoruz. Kredi kartına taksit imkânlarımız oldukça avantajlı. Bu nedenle müşterilerimiz bizi özellikle tercih ediyor. Senetli satış yapmıyoruz; ödemeler kredi kartı veya nakit olarak gerçekleştiriliyor. Böylece müşteri ürünü piyasaya kıyasla daha uygun şartlarda satın almış oluyor.
Bölgenizin yapısı ve tüketici profiliniz hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?
Her bölgeden müşterimiz oluyor. Eskiden köy ve ilçelerden gelen müşteri oranı daha yüksekti, ancak günümüzde müşterilerimizin yaklaşık yüzde 90’ı merkezden geliyor. Özellikle Yıldırım, Osmangazi ve Nilüfer ilçelerinden yoğun talep alıyoruz. Bizi tanıyan ve memnun kalan müşterilerimiz alışverişlerini sürdürmeye devam ediyor.
Son dönemdeki satış performansınızı nasıl değerlendiriyorsunuz? 2025 yılı genel olarak nasıldı? 2026 yılına ilişkin beklentileriniz nelerdir?
Piyasadaki genel durum bizi de etkiliyor; hareketlilik olduğunda herkese yansıyor, durgunluk olduğunda ise aynı şekilde biz de etkileniyoruz. Pandemi döneminde özellikle internet satışlarında ciddi bir artış yaşandı. O süreçteki fiyat yükselişleri kârlılığımızı da olumlu yönde etkiledi. Ancak 2024 ve 2025 yılları bizim açımızdan oldukça zorlu geçti. Piyasada fiyat artışları görülürken bazı ürün gruplarında aynı artışlar gerçekleşmedi ve stoklu çalıştığımız için eldeki ürünlerden zarar etmek zorunda kaldık. Değer artışı olmayınca stok maliyeti üzerimizde yük oluşturdu. Geçen yıl yaklaşık yüzde 21 oranında bir artış yaşanırken, enflasyonun yüzde 30’un üzerinde kalması nedeniyle stok tutmanın bize bir avantajı olmadı.
Bir beyaz eşya perakendecisi olarak sektördeki en büyük sorunlar sizce nelerdir? Bu sorunlara yönelik çözüm önerileriniz neler olur?
Bana göre sektörün, özellikle bizim gibi perakende satış mağazaları açısından en büyük sorunu internet satış kanalı. Bu durum bizi ciddi şekilde etkiliyor ve işimizden eskisi kadar keyif alamıyoruz. Köklü bir firmayız ve güçlü bir ticari geçmişimiz var; ancak son dönemde beyaz eşya sektörü açısından geleceği çok parlak göremiyorum. Taksitli (senetli) satış yapmadığımız için müşteri mağazada ürüne bakarken hemen telefondan fiyat araştırması yapıyor, karşılaştırma ve değerlendirmesini anında gerçekleştiriyor. Beyaz eşyada tüm ürünlerin model ve kodlarının belli olması da bu süreci kolaylaştırıyor. Bu nedenle daha çok bizi tanıyan, geçmişte kendisi alışveriş yapmış ya da çocuğu için tekrar gelen müşterilere hitap ediyoruz. Satışlarda da belirgin bir artış yaşanmıyor. İnternet satışını biz de denedik ancak çok sağlıklı bir süreç olmadı; ürünlerin iade edilmesi ve yaşanan sorunlar nedeniyle bu kanaldan yüksek hacimli satış yapmıyoruz. Geçmişte dönem dönem farklı alanlara da yöneldik; inşaat işleri yaptık, öğrenci yurdu işlettik, daire alım-satımıyla ilgilendik. Ancak şu anda beyaz eşya perakendeciliği dışında farklı bir faaliyetimiz bulunmuyor.
Size göre perakendecilik nedir? İyi bir perakendecilik nasıl olmalıdır? Perakendeciliğin gelecekte nasıl bir evrim geçireceğini düşünüyorsunuz?
Müşteriye ürünü dürüstçe anlatıp satmayı tercih eden bir firmayız. Bir müşteri geldiğinde öncelikle bütçesini öğrenir, ona en uygun ürünü en iyi fiyatla sunmaya çalışırız. Ancak dışarıdan gelen müşterinin yalnızca fiyata odaklanması dönem dönem bizi zorlayabiliyor. Yıllık belirli bir ciroya ulaşıyoruz. Aslında mağazamız bir anlamda deneyim mağazası gibi çalışıyor; tüketici geliyor, ürünü inceliyor, özelliklerini öğreniyor, ancak sonrasında gidip farklı kanallardan satın alabiliyor. Bizi tercih eden müşterilerimiz de var fakat özellikle genç nesilhızla internete yöneliyor. Bu durum işlerimizi yavaşlatıyor ve ilerleyen dönemde daha da yavaşlatacağını düşünüyoruz. Firmalar kendi satış sistemlerini kurarak doğrudan satış yapmaya başladı. Bu nedenle perakende açısından geleceği çok olumlu görmüyoruz. Bu işin sürdürülebilirliği, özellikle bizim gibi ara toptancı konumundaki mağazalar için giderek azalıyor. Kâr marjları oldukça düştü; elde edilen kazancın bir bölümü vergilere, bir bölümü de işletme giderlerine gidiyor ve geriye neredeyse hiçbir şey kalmıyor. Yeni neslin de bu işe devam etmek istememesi ayrı bir sorun. Yetişmiş bir oğlum var, ancak o da bu mesleği sürdürmeyi düşünmediğini söylüyor. Pandemi döneminde kazanç elde ettik ve sermayemizi koruyabildik; fakat sonraki 1-2 yıl içinde yaşanan gelişmeler bu birikimi büyük ölçüde eritti. Şu anda zorlanıyoruz.

Hedefiniz nedir bundan sonra?
Çok büyük hedeflerim yok. Bu şekilde 1-2 yıl daha devam edebilirim diye düşünüyorum. Ancak mevcut tablo, uzun vadede sürdürülebilir bir yapı sunmuyor. Bu durum yalnızca bizim için değil, markalı bayiler için de geçerli. Sektördeki arkadaşlarımızla konuştuğumuzda, bayiliklerin ciddi ölçüde bırakıldığını görüyoruz. Marka olarak bayiye verilen fiyat ile internet satış fiyatı arasındaki makas kapanmıyor. Üretici belli bir fiyatla ürün veriyor; ancak aynı ürünü internette daha düşük fiyata görmek mümkün. Bu farkla nasıl rekabet edeceğiz? On müşteriden ancak iki ya da üçünü satışa dönüştürebiliyorsunuz. Oysa geçmişte bu mağaza günlük 100 parça satış yapıyordu. İki kamyonet, dört personel dağıtım yapıyordu. Bugün ise günlük satışlar 10-15 parça seviyesinde; sezonda en fazla 25-30 parçaya çıkabiliyor. En çok satılan ürünler çamaşır ve bulaşık makineleri. Yaz aylarında klima satışları hareketleniyor. Ancak üreticilerin fiyat politikalarında bayiyi koruyan güçlü bir yapı oluşturamaması, perakendecinin en büyük sorunlarından biri olarak karşımıza çıkıyor.
Sektöre bir mesajınız olur mu?
Allah herkesin işini rast getirsin. Meslektaşlarımızın imkânları ölçüsünde farklı sektörleri de araştırmalarını, alternatif alanlara yönelmelerini tavsiye ederim. Bu işin artık çok uzun vadeli bir geleceği olduğunu düşünmüyorum. Ben de geçmişte farklı alanlara yatırım yaptım; herkesin bir B planı olmalı. Bazı firmalar bayileri finansal olarak kendilerine bağlı hâle getiriyor; sürekli çek ve ödeme yükü doğuyor. Elbette sorumluluklarımızı yerine getirelim, ancak karşılığında bayinin de korunması gerekir. Bu şartlarda sadece bu işe bağlı kaldığınızda başınızı kaldırıp farklı fırsatlara yönelme imkânı bulamıyorsunuz. Başka sektörlere geçen insanların daha rahat geçinebildiğini, hatta gayrimenkul gibi alanlarda gelir elde edebildiğini görüyoruz. Oysa biz tüm zamanımızı burada harcıyor, ailemize bile yeterince vakit ayıramıyoruz. Birçok kişi farklı işlere yönelip geçimini sağlayabildiğini söylüyor, ancak biz bu sektöre bağlı kalmış durumdayız. Benim farklı alanlardan gelen yan gelirlerim var ve ileride geçimimi büyük ölçüde bunlarla sürdürebileceğimi düşünüyorum. Çünkü kâr marjları o kadar düştü ki, bu iş neredeyse küçük ölçekli bir esnaf faaliyetine dönüşmüş durumda.








0 Yorum