AGİD Yetkilendirilmiş Kuruluş olarak önceliğimiz ve hedefimiz aydınlatma ve ev aletleri tüm sektör paydaşları olarak bir sinerji oluşturmak

“Aydınlatma sektörü, 2007-2011 yılları arasındaki verilere dayanılarak hesaplanan %7’lik büyümesi ile 2011’de 1 milyar ABD dolarlık üretim büyüklüğüne ulaşmış, 2014-2017 yılları arasında ise ciddi bir artış ile Türkiye’deki aydınlatma iç pazarının hacmi 1,5 milyar ABD dolarını aşmıştır. İçinde bulunduğumuz konjonktürde ülkemiz ve çevre ülke pazarlarımız hızla büyümekte ve doğal olarak Türk aydınlatma imalat sektörü de hızla gelişmektedir.”

Zeynep Akkaya AGİD Genel Sekreteri

Aydınlatma Gereçleri İmalatçıları Derneği’nin (AGİD) genel olarak faaliyet alanlarından ve çalışmalarından bahseder misiniz?

AGİD-Aydınlatma Gereçleri İmalatçıları Derneği, 1997 yılında 19 aydınlatma armatürü ve komponenti üreticisi firma tarafından sektörün kimlik bilincini meydana getirmek, sektör içerisindeki temsilciler arasında bireysel ve kollektif ilişkileri geliştirmek, uluslararası standartlara uyum sürecini tamamlamak ve Türk üreticilerin uluslararası piyasada temsil edilmesini sağlamak amacı ile kurulmuştur. Bugün sektör üyelerinin birleştiği 88 üyesi bulunan bir çatı haline gelmiştir. Avrupa Aydınlatmacılar Birliği Lighting Europe’un kurucu üyelerindendir. 2015 yılında kurduğumuz AGİD İktisadi işletmemiz ile sektörümüze hizmet vermeye devam ediyoruz. Her yıl, yılda 2 kere düzenlediğimiz Sektör Toplantıları ile sektörümüzün sorunları, gündemi ve en yeni teknolojileri ile ilgili bilgi alışverişi platformu oluşturuyoruz. Bunun dışında, hem Lighting Europe’tan gelen sektör ve teknoloji ile ilgili yeni bilgileri hem de yasal mevzuatlardaki değişiklikleri sürekli üyelerimiz ile paylaşarak sektör temsilcilerini sürekli yeni bilgiler ile beslemeye devam ediyoruz.

Aydınlatma sektörünün Türkiye’deki genel yapılanması ve büyüklüğü nedir? Sektörün ihracat, ithalat, üretim vb. büyüklükleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Aydınlatma sektörünün gelişimi ülkemizde 1960’lı yıllarda şeffaf ve floresan ampul imalatı ile başladı. Günümüzde ise ampul imalatı tamamen durmuş, sektör temsilcileri ağırlıklı olarak armatür imal etmektedir.

Sektörde yaklaşık 4.000 firma var. Elektrik, yapı vb. sektörlerde olup aynı zamanda aydınlatma sektöründe de faaliyet gösteren kurumlarla beraber yaklaşık bu sayı 6.000’e çıkıyor. İçinde bulunduğumuz konjonktürde ülkemiz ve çevre ülke pazarlarımız hızla büyümekte ve doğal olarak Türk aydınlatma imalat sektörü de hızla gelişmektedir.

İmalatta kalitenin, yetkin insan kaynağı ve teknolojik gelişmelerin yakın takibi ile sağlanabileceğinin bilincinde olan imalatçılarımız, her geçen gün artan sayı ile büyüyen pazarlarda söz sahibi olmaktadır. 2 yılda bir yapılan ve dünyanın en büyük ve prestijli aydınlatma fuarlarından birisi olan Frankfurt 2018 Light+Building Fuarı’na ülkemizden aydınlatmanın farklı alanlarından 65 Türk üretici firma katılmıştır.

Aydınlatma sektörü, 2007-2011 yılları arasındaki verilere dayanılarak hesaplanan %7’lik büyümesi ile 2011’de 1 milyar ABD dolarlık üretim büyüklüğüne ulaşmış, 2014-2017 yılları arasında ise ciddi bir artış ile Türkiye’deki aydınlatma iç pazarının hacmi 1,5 milyar ABD dolarını aşmıştır.

2017 yılı ve sonrasının sadece aydınlatma sektörü için değil, diğer tüm sektörler için de çok fazla hareketli geçtiğini söylememiz mümkün olmayacaktır. Özellikle 2018 yılının ikinci yarısından sonra bir durağanlık olduğunu belirtebiliriz. Buna rağmen özellikle enerji verimliliği ihtiyacının artan trendi sebebiyle konvansiyonel sistemlerin led sistemler ile dönüşümü sektöre bir hareketlilik getirmiş, genel olarak pazarda %5 oranında büyüme gerçekleştirmiştir. Bugün iç pazarın 2 milyar ABD dolarını aştığı tahmin edilmektedir. Pazar büyüklüğü ile ilgili son rakamlar bugünlerde çalışması yürütülen sektör raporunun tamamlanması ile netleşecektir.

Sizce Türk aydınlatma sektörünün uluslararası pazarlardaki genel konumu nasıl?

Aydınlatma sektörü belirttiğimiz gibi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük bir değişim ve dinamizm sergilemektedir. Özellikle teknolojideki değişiklikler ve Türkiye’nin elektronik sektöründeki güçlü altyapısı, yaşanan dinamizmde önemli rol oynamaktadır. İşte bu noktadan hareketle yakın gelecekte sektörde yeni aktörler piyasaya giriş yapacak, bu da sürdürülebilir bir büyüme ile birlikte pazarın derinleşmesine yardımcı olacaktır.

Ayrıca uzak doğuda yaşanan bir takım olumsuzluklar, maliyetlerin artması gibi birtakım sebepler Türkiye’nin özellikle yakın coğrafya ve Avrupa için önemli bir üretim üssü ve lojistik merkezi olması yönünde şansını artırmaktadır.

AGİD olarak üyelerimiz, sektör aktörleri ve paydaşlarımızın katkı ve katılımı ile Türk aydınlatma sanayisinin Avrupa ülkeleri için bir üretim merkezi, tüm çevre coğrafyalar için de bir dağıtım ve lojistik merkezi olacağına inancımız tamdır. Özellikle devletin, değişimin getirdikleri ile gelişimi sağlamamız ve sürdürülebilir kılmamız için desteği ve yönlendirmesi oldukça önemlidir.

Sektörün gelişimi ve gelecek dönemde daha iyi yerlere gelebilmesi için atılması gereken adımlar nelerdir?

Aydınlatma sektörü önemli değişim ve gelişim içindedir. Enerji verimliliği, çevre faktörü ve konfor, aydınlatma sektöründeki büyük değişimin ilk aklan gelen sebepleridir. Bu değişimin ana aktörü teknolojik olarak konvensiyonel sistemlerden, Led sistemlerine geçiş olarak tanımlanabilir. Bir başka deyişle sektörün mekanik ve elektrik altyapıdan çıkıp daha çok elektronik altyapısına sahip olması gerekliliğidir. Sektörün paydaşları değişmektedir ve mevcut üreticilerin bu değişime ayak uydurması gerekmektedir. Tüm sektör oyuncuları gerek üretim teknolojileri, gerekse istihdam açısından gelişmeyi ve değişimi hedeflemelidirler. Yeni paydaşlar özellikle elektronik donanım açısından avantajlıdır ve mevcut üreticilerin bu rekabete hazır olması gerekmektedir.

Led, aydınlatma sektörü için bugüne kadar en hızlı gelişen teknoloji olmuştur. Ancak standartların oluşturulması aynı hızla olmamaktadır. Led teknolojisi değişimlerinde özellikle verimlilik analizleri doğru yapılmalıdır. Bununla birlikte Led teknolojisi ilk yatırım maliyeti düşük bir çözüm değildir. Özellikle işletme maliyeti ve bakım maliyeti ile avantaj sağlamaktadır. Ancak doğru ürün, doğru uygulamada, doğru değişim ile hayata geçirilirse size belirli bir vadede avantaj sağlayabilir.

Bu müthiş değişimin en büyük riski de budur. Bu sebeple sektörde Led teknolojisi konusunda ortak bir terminolojinin oluşması ve iletişimin kurulması gerekmektedir.

Yine geri dönüşümde, dinamik aydınlatma bir başka söylemle ihtiyaca göre adapte edilmiş aydınlatma, dünyamızda özellikle enerji verimliliğini de dikkate aldığımızda yükselen trenddir. Son kullanıcı bu sebeple artık tasarımı ürün boyutunda değil, çözüm boyutuna taşımayı talep etmektedir.

Bu çerçevede AGİD olarak hedefimiz, değişimi destekleyip haksız rekabeti önlemek yanında istihdama katkı sağlamak ve aydınlatma ürünlerinin üretiminden nihai bertarafına kadar, çevre ve insan sağlığının korunmasını sağlayacak tüm süreçte üzerimize düşen görevleri yerine getirmektir.

Dernek olarak 2019 yılına dair hedefleriniz nelerdir? Yeni yıl için özel olarak düşündüğünüz fikirler, girişimler ve projeleriniz neler olacak?

2018 yılının Türkiye ve elbette sektörümüz için pek çok zorluğun yaşandığı bir yıl olduğu bir gerçektir ancak gelişmelerin tüm birey ve kurumlar için bir öğrenim süreci olduğu da bu gerçeğin önemli bir sonucudur. Bu sonuç doğrultusunda önceliğimiz ve hedefimiz tüm sektör paydaşları olarak bir sinerji oluşturabilmektir. Her paydaşın kendi yetkinlikleri doğrultusunda ortaya koyacağı katma değere ihtiyacımız vardır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi aydınlatma sektörünün üreticisinin gücüne inancımız sonsuzdur, bu güç hepimiz için kaldıraç olacaktır. Yerli üretimin yerli malı bilinci ile geliştirilmesi önemli projelerimizdendir. Bugün bir aydınlatma ürününün yerli malı olarak kabul edilmesi için yerli katkı oranının en az %51 olması gerekmektedir.

Aydınlatma sektörü olarak ihracatımız bugün 256 milyon USD’dır ve bu değerin iki katına çıkarılmasının üretici gücümüz ile mümkün olduğuna inanıyoruz. 2019’da yine önemli bir hedefimiz bu değeri arttırmak, hatta iki katına çıkarmaktır.

Dernek hedeflerimizden bahsettik ancak AEEE yönetimindeki sorumluluğumuz ile de farklı hedeflerimiz söz konusu. Yetkili olduğumuz ürün grupları olan küçük ev aletleri ve lambalarda her bir tüketicinin bu ürünlerin geri dönüşüme kazandırılması konusundaki farkındalığının artmasını hedefliyoruz. Bugün bu iki grubun toplanması ile ilgili olarak Türkiye nüfusunun yaklaşık %10’una ulaştık, hedefimiz 2019’da kişi sayısını yine en az ikiye katlamak ve elbette en kısa sürede 81 milyona ulaşmak.

AEEE Nedir? Atık Yönetimi neden yapılmalıdır?

Yararlı ömrünü tamamlamış veya arıza nedeniyle kullanılamaz hale gelen elektrikli ve elektronik eşyalar, Atık Elektrikli ve Elektronik Eşya (AEEE) olarak adlandırılır. Kısaca “Ömrünü tamamlamış elektrik ile çalışan her türlü eşya”dır. Bu tanım; buzdolapları, klimalar, cep telefonları, bilgisayar ve bilişim araç gereçleri, aydınlatma gereçleri, matkap, tartı, saç kurutucular, süpürge, mutfak robotları vb. küçük ev eşyaları gibi çok çeşitli ve geniş bir eşya grubunu kapsamaktadır.

Elektrikli ve elektronik ürünlerin atık hale geldikten sonra doğru tesislerde geri kazanım/bertaraf sürecine kazandırılmaları önemlidir. Çünkü elektrikli ve elektronik eşyalar atık hale geldikten sonra, içeriğindeki metal, plastik, cam ve geri kazanılabilen diğer kısımlarının mümkün olduğunca geri kazanılması ve bileşenlerinde bulunan zararlı maddelerin de uzaklaştırılması gerekir.

Çöpe atılan veya izinsiz toplayıcılar tarafından toplanan atık elektrikli ve elektronik eşyalar (AEEE) uygun olmayan yöntemlerle parçalandığında içerdikleri tehlikeli maddeler, çevre ve insan sağlığına zarar verebilirler. Bu nedenle atık hale gelen ürünlerin toplanması, işlenmesi, tehlikeli kısımlarının çevre kirliliği yaratmayacak şekilde bertarafı bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yetkilendirilmiş kuruluşlarca lisanslı tesislerde yapılmalıdır.

Atık Elektronik Eşyalar ile ilgili ülkemizdeki yasal mevzuat hangisidir?

Elektrikli ve elektronik eşyaların üretiminden nihai bertarafına kadar çevre ve insan sağlığının korunması amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyaların Kontrolü Yönetmeliği 22.05.2012 tarih ve 28300 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik elektrikli eşya üreticilerine, dağıtım ve satış kanallarına, belediyelere, AEEE işleme tesislerine ve tüketicilere çeşitli yükümlülükler getirmektedir.

Atık yönetimi sisteminin kurulması ile ilgili en büyük sorumluluk piyasaya ürün süren üreticilere düşmektedir. Üreticiler atıkların toplanması, işlenmesi ve bertaraf edilmesi amacıyla bir sistem kurmak ve sistem maliyetlerini karşılamakla yükümlüdür. Benzer şekilde elektrikli ürün satışı yapan dağıtıcılar ise atıkların toplanabilmesi için atık toplama kutusu bulundurmak, tüketiciyi bu konuda bilgilendirmek ve toplanan atıkları kurulan sistemlere vermekle yükümlüdür.

AGİD Yetkilendirilmiş Kuruluşu nedir?

AGİD İşletmesi, AEEE (Atık Elektrikli ve Elektronik Eşya) Yönetmeliği’nden kaynaklanan üretici yükümlülüklerin ortak bir sistemde, optimum maliyetler ile yerine getirilmesi amacıyla kurulmuş olup kar amacı gütmeyen bir organizasyondur. AGİD, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10 Kasım 2015 tarihinde 5. Grup Aydınlatma Ekipmanları ve 6. Grup Küçük Ev Aletleri, Elektrikli ve Elektronik Aletler, Oyuncaklar, Eğlence ve Spor Ekipmanları, İzleme ve Kontrol Aletleri ürünlerinin atık yönetimi ile ilgili Yetkilendirilmiş Kuruluş olarak görevlendirilmiştir. Ana hedefimiz, tüketicilere yönelik bilinçlendirme ve eğitim çalışmalarını gerçekleştirerek elektronik atıklar konusunda farkındalık yaratılması, verimli ve sürdürülebilir bir elektronik atık toplama sisteminin kurulması ve e-atıkların geri dönüşüm, geri kazanım ve bertaraf işlemlerini yürütülmesidir.

AGİD ne gibi faaliyetler yapıyor?

Belediyeler ile güçlü işbirliği çalışmaları yaparak son kullanıcıya ulaşmaya çalışıyoruz. Mevcut durumda 25 belediye ile 10 milyona yaklaşan bir nüfusa hizmet vermekteyiz. Son üç yılda 12 binden fazla toplama ekipmanı ve 96 binden fazla bilinçlendirme malzemesi dağıttık. Okullarda bilgilendirme toplantıları, eğiticilerin eğitimi seminerleri yapıyor ve okullar arasında elektronik atık toplama yarışmaları düzenliyoruz. Muhtarlıklar ile Mahalleler Yarışıyor sloganı ile yürüttüğümüz farkındalık çalışmalarımız var. Fuar ve çevre şenliklerine katılıyoruz. Panel ve sempozyumlarda sunumlar yapıyoruz.

Kamuoyunda farkındalığın arttırılması amacıyla hazırlanan eğitici filmimiz RTÜK kararı ile “kamu yararına yönelik spot film olarak” kabul edilmiş ve kanallarda yayınlanmaya başlanmıştır.

Belediyeler ile yapılan çalışmaların yanı sıra sivil toplum kuruluşları, kamu kurum ve kuruluşlarıyla da işbirliğine giderek hem bilinçlendirme hem de atık toplama faaliyetlerine başladık. PTT, Milli Savunma Bakanlığı, otel birlikleri çalışma yaptığımız diğer kurumların arasında sayılabilir.

Evimizdeki e-atıkları ne yapmalıyız?

AGİD ve Belediyeler tarafından oluşturulan elektronik atık toplama merkezlerine atıkları bırakabilir, elektrikli ürün satış noktalarına eski ürünü teslim edebiliriz. Büyük ev eşyaları satın aldığımızda ise ürünü getiren bayi/servise ücretsiz olarak eski ürünü teslim edebiliriz.

AGİD olarak işbirliği yaptığımız belediyeler ile tüketiciyi atık toplamaya teşvik edecek projeler yürütmekteyiz. Örneğin Ekim ayında startını verdiğimiz ve “Otizmin Yanındayız Geri Dönüşümle Yanınızdayız “ sloganıyla Ataşehirde’ki CarrefourSA’larda başlattığımız proje ile vatandaşlar elektronik atıklarını CarrefourSA’lara getirerek otizmli çocukların eğitimine destek olabilirler.

Toplanan elektronik atıklar nereye gidiyor?

Toplanan elektronik atıklar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından lisanslandırılmış AEEE işleme tesislerine gönderilmektedir. Bu tesislerde atıklar öncelikle tehlikeli madde içeren parçalarından arındırılmakta ve ardından işleme prosesine sokulmaktadır. Söz konusu atıkların içeriğinde bulunan cıva, kurşun, fosfor vb. zararlı maddeler bertaraf edilirken; demir, bakır, alüminyum, plastik gibi malzemelerde ekonomiye kazandırılmaktadır. Maalesef doğru ve sistemli bir şekilde toplanamayan floresan lambalar, elektrik süpürgeleri, küçük ev aletleri, kişisel bakım cihazları ve diğer elektronik cihazların bertaraf edilmesi gereken kısımlarının doğaya bırakılmasıyla içlerinde bulunan tehlikeli maddeler çevre ve insan sağlığını olumsuz etkilemektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*