7 Ekim 2026

IFA’da Hall 25’te geleceğe dokunduk

Shenzhen InnoX Academy, fikirleri ürüne, ürünleri dünyaya taşıyor
IFA 2026’da Hall 25, benim için fuarın en dikkat çekici bölümlerinden biri oldu. Shenzhen InnoX Academy’nin oluşturduğu alanda yapay zekâ artık yalnızca konuştuğumuz bir teknoloji değil; saçımızı kesen, bitkilerimizi takip eden, yemek pişirmemize yardımcı olan, ağız bakımımızı yapan ve spor sonrası kaslarımızın toparlanmasına destek olan gerçek ürünlere dönüşmüş durumdaydı. InnoX Marka Yöneticisi Estrella Li’nin eşliğinde alanı gezdik, genç girişimcilerle tanıştık, ürünleri yakından gördük ve bazılarını bizzat deneyimledik. Hall 25’ten ayrılırken aklımda tek bir düşünce vardı: Shenzhen artık yalnızca dünyanın üretim merkezlerinden biri değil, yeni fikirlerin ürüne dönüştüğü büyük bir teknoloji laboratuvarı.

IFA gibi büyük fuarlara uzun yıllardır gidiyorum. Elbette her yıl yeni ürünler, yeni markalar ve yeni teknolojiler görüyoruz. Ancak zaman zaman karşınıza tek bir üründen ya da markadan daha fazla şey anlatan alanlar çıkıyor. Bu yıl benim için bunlardan biri IFA Next’in bulunduğu Hall 25 oldu.

Burada bizi Shenzhen InnoX Academy Marka Yöneticisi Estrella Li karşıladı. Son derece nazik bir ev sahipliği yapan Li, InnoX’un yapısını anlattıktan sonra bizi alandaki bazı girişimlerin stantlarına götürdü. Böylece broşürlerden okuyabileceğimiz teknolojileri yalnızca görmekle kalmadık; ürünleri geliştiren insanlarla tanışma ve bazı ürünleri bizzat deneme fırsatı da bulduk.

Aslında Hall 25’te gördüklerimizi anlamak için önce Shenzhen InnoX Academy’nin ne yaptığını anlamak gerekiyor.

Bir okuldan çok daha fazlası

Shenzhen InnoX Academy, Hong Kong University of Science and Technology’den Prof. Zexiang Li tarafından 2021 yılında kurulmuş bir inovasyon ekosistemi. Kurumun

temel amacı, özellikle yapay zekâ + donanım (AI + Hardware) alanında çalışan genç girişimcilerin fikirlerini gerçek ve pazarlanabilir ürünlere dönüştürmek.

Buradaki model yalnızca eğitim vermek üzerine kurulu değil. Girişimcilik eğitimi, ürün geliştirme, kuluçka, prototipleme, üretim, tedarik zinciri, yatırım ve küresel pazara açılma aynı sistem içerisinde ele alınıyor.

Rakamlar da sistemin büyüklüğünü gösteriyor. InnoX’un temel aldığı inovasyon ekosisteminde 200’den fazla teknoloji şirketi geliştirilmiş; bunların arasında 4 halka açık şirket ve DJI’ın da bulunduğu 12 unicorn yer alıyor. Kurumun tanıtım dokümanında bu ekosistemin toplam piyasa değerinin 50 milyar doların üzerinde olduğu belirtiliyor.

InnoX’un 2021’den bu yana dünya genelinde 19 binden fazla başvuru aldığı ve yaklaşık 1.000 girişimciyi desteklediği de verilen bilgiler arasında. Bugün yaklaşık 100 proje kuluçka sürecinde ve bunların yüzde 80’den fazlası AI + Hardware ve küresel pazar odaklı.

Shenzhen’in 30 dakikalık inovasyon çemberi

Benim özellikle dikkatimi çeken noktalardan biri ise InnoX’un girişimcilere yalnızca “iyi fikir bulun” dememesi.

Bir fikir bulunduğunda bunun tasarlanması, prototipinin hazırlanması, üretilmesi ve sonunda tüketicinin karşısına çıkması gerekiyor. Shenzhen’in gücü tam burada devreye giriyor.

InnoX’un Nanshan’daki merkezi çevresinde oluşturduğu ve ‘30 dakikalık inovasyon çemberi’ olarak adlandırdığı yapı, girişimcilerin tedarikçilere, üniversitelere, teknoloji şirketlerine ve yatırım kaynaklarına hızlı biçimde ulaşabilmesini sağlıyor. InnoX’un 1.600’den fazla tedarikçi ve üretim partneriyle bağlantısı bulunuyor.

Bu bence Çin ve özellikle Shenzhen’i anlamak açısından üzerinde durulması gereken bir konu. Çünkü rekabet artık yalnızca bir ürünü daha ucuza üretmekten ibaret değil. Fikrin ürüne dönüşme hızı da rekabetin önemli bir parçası.

Hall 25’te gördüğümüz ürünler bunun somut örnekleriydi.

Yapay zekâ artık gündelik hayatın içinde

Estrella Li ile yaptığımız gezide birbirinden farklı ürünleri yakından inceleme fırsatı bulduk. Dikkatimi çeken nokta, yapay zekânın neredeyse bütün ürünlerin ortak paydası haline gelmesiydi.

Örneğin GLYDE, akıllı yönlendirme ve hassas mühendisliği bir araya getirerek profesyonel görünümlü saç kesimini ev ortamına taşımayı amaçlayan akıllı bir saç kesme makinesi. Ürünü standında yakından inceleyerek nasıl çalıştığı hakkında bilgi aldık.

Yanındaki ROOTIQUE DUO ise saç derisi bakımına farklı bir yaklaşım getiriyor. Mikro püskürtme teknolojisi kullanan cihaz, bakım ürünlerinin saç derisine hassas biçimde uygulanmasını amaçlıyor.

Bir başka ilginç ürün OCJOY oldu. Yapay zekâ destekli kişisel bakım yaklaşımının ağız bakımına uzanan örneklerinden biri olan sistem, hava akışı teknolojisi ile ağız bakım mühendisliğini bir araya getiriyor.

LUMO bizim sektör açısından özellikle dikkat çekici

Dağıtım Kanalı olarak doğal olarak ev teknolojileri tarafındaki ürünlere biraz daha farklı gözle bakıyoruz. Bu nedenle COZYTIME tarafından geliştirilen LUMO, benim Hall 25’te özellikle dikkatimi çeken ürünlerden biri oldu.

Yapay zekâ, kızılötesi ısıtma ve akıllı pişirme desteğini bir araya getiren LUMO, ev tipi ızgarayı daha kontrollü ve akıllı bir pişirme cihazına dönüştürmeyi amaçlıyor.

Burada gördüğümüz yaklaşım, küçük ev aletlerinin geleceği açısından da önemli bir işaret veriyor. Önümüzdeki dönemde rekabet yalnızca watt gücü, program sayısı veya tasarım üzerinden yürümeyecek gibi görünüyor. Cihazın kullanıcıyı tanıması, yaptığı işi takip etmesi ve gerektiğinde kullanıcıya yol göstermesi giderek daha önemli hale gelecek.

Bitkinizin bile bir teknoloji danışmanı var

Hall 25’te beni gülümseten ama üzerinde düşündüğümde geleceğin akıllı ev anlayışı açısından oldukça anlamlı bulduğum ürünlerden biri de PlantSENSO oldu.

Soildtech tarafından geliştirilen bu küçük cihaz bitkinin koşullarını takip ediyor, verileri değerlendiriyor ve yapay zekâ yardımıyla kullanıcıya bilgiler sunuyor. Yani teknoloji yalnızca televizyonu, mutfağı ya da kişisel bakım cihazlarını değil, evimizdeki bitkiyi bile dijital dünyanın bir parçası haline getiriyor.

Bu kez ürünü kendim denedim

RheoFit standında ise işi biraz daha ileri götürdüm ve cihazı bizzat denedim.

RheoFit A1, InnoX tarafından dünyanın ilk yapay zekâ destekli otomatik masaj roller’ı olarak tanıtılıyor. Akıllı fitness ve toparlanma alanına odaklanan cihaz, egzersiz sonrası kasların rahatlamasına ve toparlanmasına destek vermek amacıyla geliştirilmiş. RheoFit’in ürünlerinin 20’den fazla ülkede kullanıldığı belirtiliyor.

Fotoğrafta yerde uzanmış halimi gören okuyucularımız merak etmesin; bu kez gazetecilik adına ürünü gerçekten test ettik!

Kas toparlanması ve kişisel wellness tarafında gördüğümüz Covamio çözümü de aynı dönüşümün başka bir örneğiydi. InnoX’un verdiği bilgilere göre sistem farklı terapötik teknolojileri bir araya getirerek kas gevşemesi, toparlanma ve kişiselleştirilmiş wellness rutinlerini desteklemek üzere tasarlanmış.

Asıl önemli olan ürünlerin arkasındaki sistem

Hall 25’ten ayrılırken benim için asıl dikkat çekici olan tek tek ürünlerden çok, bu ürünleri ortaya çıkaran sistemdi.

Bugün bir genç girişimcinin iyi bir fikri olabilir. Ancak fikir tek başına yeterli değil. Tasarım gerekiyor, mühendislik gerekiyor, prototip gerekiyor, finansman gerekiyor, üretici gerekiyor, tedarik zinciri gerekiyor ve en sonunda dünyanın farklı pazarlarına ulaşabilecek bir satış ve pazarlama organizasyonu gerekiyor.

Shenzhen InnoX Academy tam olarak buparçaları birbirine bağlamaya çalışıyor.

Üstelik InnoX girişimlerinin yüzde 80’den fazlasının daha ilk günden küresel tüketiciyi hedeflemesi dikkat çekici. Kurum; markalaşmadan crowdfunding stratejisine, uluslararası fuarlardan pazar bağlantılarına kadar girişimlere destek sağlıyor.

Stanford University, Olin College of Engineering, KAUST, University of Hong Kong ve Hong Kong University of Science and Technology’nin de aralarında bulunduğu 20’den fazla üniversiteyle oluşturulan uluslararası ağ ise işin eğitim ve yetenek tarafını besliyor.

Çin'i artık yalnızca “üretim” üzerinden okumamak gerekiyor

Uzun yıllar boyunca Çin denildiğinde aklımıza büyük fabrikalar, yüksek üretim kapasitesi ve uygun maliyet geliyordu. IFA 2026’da Hall 25’te gördüğüm tablo ise bunun artık eksik bir tanım olduğunu düşündürdü.

Çin ve özellikle Shenzhen; fikir, tasarım, yapay zekâ, donanım, üretim ve küresel pazarlamayı aynı ekosistemde bir araya getirmeye çalışıyor.

Bugün Hall 25’te gördüğümüz girişimlerin hepsinin yarının büyük markaları olup olmayacağını elbette bilmiyoruz. Ancak DJI gibi küresel bir teknoloji markasının da bu inovasyon ekosisteminin geçmiş örneklerinden biri olması, burada olup biteni yakından takip etmek için yeterince önemli bir neden.

IFA’nın benim için değerli taraflarından biri de tam olarak bu. Yalnızca bugün mağazalarımızda sattığımız ürünleri değil, yarın mağazalarımızın raflarında görebileceğimiz ürünleri ve onları geliştiren insanları da görme fırsatı veriyor.

Hall 25’te Estrella Li’ye gösterdiği yakın ilgi ve misafirperverlik için teşekkür ederek ayrıldık.

Ama Shenzhen InnoX Academy’yi not defterimize de ayrıca yazdık. Çünkü görünen o ki önümüzdeki yıllarda Shenzhen’den yalnızca yeni ürünler değil, bugün henüz adını bilmediğimiz yeni markalar da gelecek.

0 Yorum

Yorum Gönder

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

2020’de öne çıkacak teknoloji trendleri: LG açıkladı
LG, yeni ürünleriyle içerik yaratıcılarına ilham veriyor
Bir Asırlık Hazineler – 1925’in En İyi 5 Filmi
Simfer’de her zaman tüketicinin sağlığını ve konforunu ön planda tutuyoruz
TÜRKBESD: “İç ve dış pazarda yaşanan belirsizlikler, sektör performansında sınırlayıcı etki yaratmaya devam ediyor”
Çoklu Marka Yönetimi tecrübemizi De’Longhi ve Braun’a aktaracağız