Öncelikle kendinizden bahseder misiniz? Ardından firmanızın hikâyesini de dinleyebilir miyiz?
1975 yılında Malatya Arguvan’da doğdum. Üç yaşında İstanbul’a geldim ve çocukluğum Zeytinburnu’nda geçti. Gençlik yıllarımda Bahçelievler’de Şirin Halı Mobilya isimli şirketimizi kurduk. Yaklaşık 40 yıllık bir işletme ve ağabeyim hâlen orada faaliyetlerini sürdürüyor. Ben ise 2002 yılında Çanakkale’ye geldim ve burada ayrı bir şirket kurdum. Üç çocuğum var ve üçünün de isminin baş harfi “B” olduğu için şirketimizin adını 3B Erenler koyduk. 20 yılı aşkın süredir Çanakkale’de faaliyet gösteriyoruz. Ticarete halı sektörüyle başladık, daha sonra beyaz eşyayı da işlerimize dahil ettik. Bugün her iki alanda da faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. İlkokul mezunuyum ve küçük yaşlarımdan bu yana ticaretin içerisindeyim. Son dönemde perakendeyi azalttık ve daha çok proje işlerine yöneldik. İnşaat projelerinin ankastre ihtiyaçlarını karşılıyor, otellere ise A’dan Z’ye farklı ürün gruplarında hizmet veriyoruz. Mağazanızın genel özelliklerinden bahseder misiniz? Tek mağazamız ve üç depomuz bulunuyor. Az personelle çok iş yapmaya çalışıyoruz. Mağazada bir personelimiz ile ben çalışıyorum. Bunun dışında Çorlu’da da ayrı bir ekibimiz var. Orada mağazamız yok, sadece depomuz bulunuyor. Ayrıca sahada çalışan bir arkadaşımız otelleri ve inşaat projelerini ziyaret ediyor. Bugün işlerimizin yaklaşık yüzde 90’ının inşaat projelerinden geldiğini söyleyebiliriz.
Mağazanızın tüketiciye sunduğu farklılıklar nelerdir? Tüketici sizi neden tercih ediyor?
Bizim için en önemli konu fiyat-performans dengesi. Çok yoğun bir hizmet modeli sunmuyoruz ancak fiyatlarımızı oldukça rekabetçi tutuyoruz. Bölgedeki en iyi fiyatlardan bazılarını verdiğimizi söyleyebilirim. Zaten son dönemde perakendeden çok proje işleriyle ilerliyoruz.
Çanakkale’deki tüketici yapısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çanakkale’de bilinçli ve eğitimli bir tüketici kitlesi var. Az tüketen ancak kaliteyi tercih eden bir müşteri profili görüyoruz. Aynı zamanda zor bir tüketici kitlesi. Çok fazla yerden fiyat alıyor ve karşılaştırma yapıyor. Mağazada baktığı ürünü aynı anda internetten araştırabiliyor. Eskisi gibi sadece dostluk veya tanışıklık üzerinden tek bir mağazaya bağlı kalarak alışveriş yapan müşteri sayısı çok azaldı. Özellikle fiyat odaklı ve araştırmacı bir tüketici kitlesiyle karşı karşıyayız.
Başka iş kollarınız var mı?
Bunun dışında başka bir iş kolum yok. Beyaz eşyada özellikle proje satışlarına yoğunlaşıyoruz. Arçelik ağırlıklı ankastre ürünler satıyoruz ancak Arçelik bayiliğimiz bulunmuyor. Ürünleri dışarıdan temin ederek proje bazlı çalışıyoruz. Özellikle 100, 200 hatta 300 dairelik inşaat projelerine ürün veriyoruz. Bunun yanında otellere klima, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ve televizyon başta olmak üzere birçok ürün grubunda hizmet veriyoruz. Kısacası adetli ürün ihtiyacı bulunan projelere yöneliyoruz. Pansiyonlar, oteller ve inşaat projeleri bizim öncelikli çalışma alanlarımız. Bu yapı bizi klasik perakendecilerden ayıran önemli özelliklerden biri. Kendimizi bir anlamda yarı toptan çalışan bir işletme olarak da tanımlayabiliriz.
Son dönemde işleriniz nasıl gidiyor?
Son dönemde işlerimiz biraz yavaşladı. Perakende zaten yavaşladı, toptan ve proje tarafında da benzer bir durum görüyoruz. Eskiden inşaat firmaları daha proje temel aşamasındayken, ileride fiyatların yükseleceğini düşünerek ankastre ürünlerini satın alırlardı. Şimdi ise ürün alımını mümkün olduğunca erteliyorlar ve inşaatın sonuna doğru, sadece ihtiyaç duydukları ürünleri alıyorlar. Daire satışlarının da azalması doğal olarak bizim işlerimizi etkiliyor. Genel işlerimizde yaklaşık yüzde 40 bir düşüş olduğunu söyleyebilirim. Bu yıl klima satışlarında da ciddi bir gerileme var. Klimada yaklaşık yüzde 30-35 bir düşüş görüyoruz.
Bu yıl klima satışlarında beklentinizin altında kalmanızın sebebi sizce nedir?
Pazarın belirli bir doyum noktasına ulaşmış olması muhtemel. Bunun yanında ekonomik sıkıntıların da etkisi olabilir. Hava şartlarında çok büyük bir değişiklik yok; yine sıcak bir yaz yaşıyoruz. Çanakkale esintili bir şehir ama geçen yıl da benzer koşullar vardı. Buna rağmen bu yıl klima satışları yavaş. Bizim çalıştığımız Arçelik grubu ürünlerde de yavaşlama görüyoruz. Toptan satışlarda da aynı durum söz konusu. Perakende tarafında ve Samsung ürünlerinde de bu yıl satışlar daha yavaş ilerliyor. Samsung tarafında Gürses, Seren ve Doğan olmak üzere üç distribütörle çalışıyorum. Çalıştığınız markalara, distribütörlere veya sektöre bir mesaj vermek isteseniz ne söylersiniz? Distribütörlerimizin hepsi işlerini gerçekten çok güzel yapıyor. Hepsinden çok memnunuz.
İşinizi severek mi yapıyorsunuz?
Evet, işimizi severek yapıyoruz. Ancak son zamanlarda işin yorgunluğu ve bıkkınlığı da oluşmaya başladı. Özellikle müşteriyle çalışmak giderek daha yorucu hâle geliyor. Perakendecilik eskisine göre çok daha zor bir iş oldu.
Çocuklarınıza bu işi bırakmayı düşünüyor musunuz?
En büyük çocuğum 19 yaşında, diğerleri 14 ve 12 yaşında. Üçü de eğitimlerine devam ediyor. Şu anda bu işi yapmayı düşünmüyorlar.
2030’a, yani geleceğe doğru baktığımızda beyaz eşya perakendeciliğinin nasıl bir yapıya dönüşeceğini düşünüyorsunuz?
Bence bugünkü anlamıyla perakende mağazacılığı giderek azalacak, hatta bitecek gibi görünüyor. Uzun yıllardır bu işi yapıyorum. Eskiden en fazla parayı elektronikten kazanıyordum. Cep telefonu satıyordum ve ciromun yaklaşık yüzde 70’ini cep telefonu oluşturuyordu. Zaman içerisinde cep telefonu satışı bizim gibi mağazaların elinden çıktı. Küçük ev aletlerinde de çok güçlü satışlarımız vardı. O alan da hızla internete kaydı. Bugün küçük ev aletlerindeki satışımız çok düşük. Bize ağırlıklı olarak taşıması ve operasyonu daha zor olan büyük beyaz eşya grupları kaldı; buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi gibi ürünler… Televizyon satışları da önemli ölçüde azaldı. Cep telefonu zaten bitti, küçük ev aletleri de büyük ölçüde internet kanalına geçti. Bazı küçük ev aletlerinde benim ürünü satın aldığım fiyatın altında internet satış fiyatlarıyla karşılaşabiliyorum. Böyle bir ortamda geleneksel perakendecinin rekabet etmesi giderek zorlaşıyor. Gelecekte satışların MediaMarkt gibi büyük işletmelerde ve internet üzerinde daha fazla yoğunlaşacağını düşünüyorum. Çok az sayıda fiziksel mağaza kalabilir. Hatta üreticilerin kendi mağazalarını daha fazla açabileceklerini düşünüyorum.
Beyaz eşya bayilerine tek bir tavsiyede bulunacak olsanız ne söylersiniz?
Ciddi firmalarla çalışmalarını tavsiye ederim. Sattığı ürünün arkasında duran, fiyat istikrarını sağlayabilen ve bayisini internet karşısında zor durumda bırakmayan firmalarla çalışmak önemli. Benim yaptığım gibi çok sayıda markayla çalışın demiyorum.
0 Yorum