3 Temmuz 2026

Başarı, her gün bir adım daha ileri gidebilmektir

Selen Aydın Dtm. - Selen Aydın
Muğla - Milas Beko Bayisi

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Kendinizden ve iş hayatınıza uzanan yolculuğunuzdan kısaca bahseder misiniz? 1986 yılında Milas'ta doğdum. Evliyim ve iki çocuk annesiyim. Lise mezunuyum. Şu anda Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi'nde Web Tasarımı ve Kodlama Programı'nda eğitimime devam ediyorum. İşimle doğrudan ilgili olduğu için bu bölümü tercih ettim. Aslında lise eğitimimi de Bilgisayar Programcılığı bölümünde tamamlamıştım. Lise sonrası üniversiteyi kazanmama rağmen, o dönemde babamın vefatı nedeniyle annem beni üniversiteye gönderemedi. Bu nedenle eğitimime ara vererek çalışma hayatına atıldım. Ancak içimde hep üniversiteyi tamamlama isteği vardı. Geçtiğimiz yıl, "Neden ben de bir üniversite mezunu olmayayım?" diyerek yeniden sınava girdim ve Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi'ni kazandım. Hâlen eğitimime devam ediyor, kendimi geliştirmeyi sürdürüyorum. Aslında sektöre ilk girişimiz beyaz eşya satışıyla değil, teknik servis hizmetiyle oldu. Eşim, 12 yaşından itibaren beyaz eşya servislerinde çalışmaya başladı ve uzun yıllar bu alanda önemli bir tecrübe kazandı. 2009 yılında başka bir yetkili serviste çalışırken, bir gece saat 01.00'de hâlâ bir müşterinin evinde arıza gidermeye çalışıyordu. O an kendi kendine, "Bu kadar emek veriyorsam neden kendi işimi yapmıyorum?" diye düşündü. İşte bu düşünce, kendi iş yerimizi kurma kararımızın başlangıcı oldu. Ben ise o yıllarda Bodrum Metro Grossmarket'te Yönetici Asistanı olarak görev yapıyordum. Yaklaşık sekiz yıl beyaz yaka olarak çalıştım. Bir gün eşim beni iş yerimde, bilgisayar başında çalışırken ziyaret etti ve "Sana bir beyaz eşya mağazası açacağım." dedi. Açıkçası o güne kadar beyaz eşya satışıyla ilgili hiçbir deneyimim yoktu. "Olur mu, yapabilir miyim?" diye düşündüğüm zamanlar oldu. Ancak eşim bana sürekli moral verdi. "Servis tarafını biliyoruz, ürünleri tanıyoruz. Sen de bunu başarabilirsin." diyerek beni cesaretlendirdi. Esnaf ve Sanatkârlar Kooperatifi'nden 70 bin TL kredi kullanarak ilk mağazamızı açtık ve 2012 yılında ilk Regal bayiliğimizle sektöre perakende tarafında adım attık. Daha sonra yine Milas'ta ikinci Regal mağazamızı hizmete açtık. Regal bayiliğimizi uzun yıllar başarıyla sürdürdük. 2023 yılında, bir gün mağazamızda otururken Beko yöneticileri “Rakip marka ziyaretleri” kapsamında bizi ziyaret etti. Görüşmemiz sırasında bana kadın girişimci olarak Beko bayisi olmamı teklif ettiler. Açıkçası 12 yıl boyunca Regal ile çalıştığımız için başka bir marka düşünmüyorduk. Ancak yaptığımız değerlendirmeler sonucunda Beko'nun güçlü marka algısı, ürün kalitesi ve sunduğu vizyon bizi etkiledi. Böylece kararımızı verdik ve 2024 yılının Nisan-Mayıs döneminde Beko mağazamızı açtık. Bugün aynı heyecanla yolumuza devam ediyoruz. Kısa süre önce Mumcular'da da yeni bir mağaza açtık. Bugün itibarıyla dört beyaz eşya satış bayimiz ve bir beyaz eşya teknik servisimiz olmak üzere toplam beş iş yerimizle müşterilerimize hizmet vermekteyiz. Çalışmalarımızın karşılığını ise önemli bir ödülle taçlandırdık. Beko tarafından verilen Perakende Performans Ödülü'ne layık görüldük. Bu ödül; satış performansımız, yürüttüğümüz faaliyetler, eğitimlere verdiğimiz önem ve genel başarı kriterleri doğrultusunda bize verildi. Bizim için bu ödül, doğru yolda ilerlediğimizin ve emeklerimizin karşılık bulduğunun en önemli göstergelerinden biri oldu.

Bölgenizden genel olarak bahseder misiniz? Milas'ın ekonomik ve ticari yapısını, tüketici profilini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bölgemiz sezonluk hareketliliğin yoğun yaşandığı ve ticaret açısından kendine özgü dinamikleri olan bir yer. Yaz aylarında nüfus ciddi şekilde artarken, kış döneminde daha sakin bir yapı hâkim oluyor. Özellikle yazlıkçıların yıl boyunca erteledikleri ihtiyaçlarını yaklaşık üç aylık sezona sığdırmaya çalıştıklarını gözlemliyoruz. Bu nedenle satışlarımız da mevsimsel olarak önemli farklılıklar gösteriyor. Bölgenin demografik yapısı da zaman içinde değişti. Eskiden yerli halk daha ağırlıklıydı, bugün ise kamu görevlileri önemli bir yer tutuyor. Buraya atanan birçok memur zamanla Milas'a yerleşmeyi tercih ediyor, ev alıyor ve yaşamını burada sürdürüyor. Bunun yanı sıra emekliler ve yazlıkçılar da müşteri profilimizin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Dolayısıyla bölgemizdeki tüketici kitlesini genel olarak memurlar, emekliler ve yazlıkçılar oluşturuyor. Bu farklı yapı, tüketici beklentilerini ve alışveriş alışkanlıklarını da doğrudan etkiliyor.

Mağazalarınızdan bahseder misiniz?

Bugün itibarıyla dört mağazamız bulunuyor ve her mağazamızda iki kişilik bir ekiple hizmet veriyoruz. Bunun yanı sıra satış sonrası hizmetler tarafında da faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Silverline ve Franke markalarının yetkili servisi olarak hizmet veriyoruz. Servis organizasyonumuzda yaklaşık 10 kişilik bir ekibimiz görev yapıyor. Artık Regal ve Vestel yetkili servis hizmeti vermiyoruz; bu alandaki faaliyetlerimizi sonlandırdık. Ancak garanti kapsamı dışında kalan ürünlerde, marka ayrımı yapmaksızın hemen hemen tüm beyaz eşya markalarına teknik servis hizmeti sunabiliyoruz. Toplamda 18-20 kişilik bir kadroyla faaliyet gösteriyoruz. Çıraklarımızı da dahil ettiğimizde ekibimiz yaklaşık 24 kişiden oluşuyor.

Son dönemdeki satış performansınızı nasıl değerlendiriyorsunuz? Beko bayisi olarak bulunduğunuz bölgede nasıl bir performans ortaya koyuyorsunuz?

Benim için beyaz eşya sektörü sadece ürün satışı yapılan bir alan değil; güven, istikrar ve uzun soluklu müşteri ilişkileri üzerine kurulu bir sektör. Biz müşterilerimize yalnızca bir beyaz eşya satmıyoruz, aynı zamanda onların yaşam konforuna katkı sağlıyoruz. Bu noktada satış sonrası hizmet bizim en büyük farkımız. Ürünü satıp ödemeyi aldıktan sonra bizim için süreç sona ermiyor, asıl sorumluluğumuz ondan sonra başlıyor. Eşimin yıllardır bu bölgede teknik servis hizmeti vermesi ve satış sonrası alanda tanınan bir isim olması bize önemli bir avantaj sağlıyor. Müşterimiz herhangi bir sorun yaşadığında "Servisi arayın." demiyoruz; sürecin bizzat içinde yer alıyor, çözümün takipçisi oluyoruz. Sanırım müşterilerimizin bize duyduğu güvenin en önemli nedeni de bu yaklaşımımız. Yaklaşık 15 yıldır sektörün içindeyiz. Ancak son bir-iki yıldır iş yapmak her zamankinden daha zor hale geldi. Artan maliyetler, internet satışlarının yarattığı yoğun fiyat rekabeti ve mağaza fiyatlarıyla internet fiyatları arasındaki farklılıklar sektörü ciddi anlamda zorluyor. Bugün ayakta kalabilmek gerçekten büyük bir mücadele gerektiriyor. Tüm bu zorluklar doğal olarak müşterilerimizle olan ilişkilerimize de yansıyor. Biz ise onları anlamaya, beklentilerini doğru okumaya ve her zaman empatiyle yaklaşmaya özen gösteriyoruz. Çünkü inanıyoruz ki bu sektörde kalıcı başarının temelinde sadece satış değil, güvene dayalı güçlü ilişkiler kurabilmek yatıyor.

Sizi rakiplerinizden ayıran özellikler nelerdir? Müşterilerinize hangi ayrıcalıkları sunuyorsunuz?

Bizim en büyük önceliğimiz, müşteriye doğru ürünü doğru hizmet anlayışıyla sunmak ve uzun vadeli bir güven ilişkisi kurmaktır. Ticari başarı elbette önemlidir; ancak bizim asıl hedefimiz, bu bölgede güvenilir, güçlü ve sürdürülebilir bir marka olarak anılmaktır. Bunun temelinde ise müşteriyi doğru dinlemek yatıyor. Bir müşterinin ihtiyacını gerçekten anlayabilir, onu dikkatle dinleyebilirseniz, ona en uygun ürünü sunmanız da kolaylaşıyor. O noktadan sonra sadece fiyat belirleyici olmuyor. Çünkü müşteri, kendisini anlayan ve değer veren bir işletmeyi tercih ediyor. Bunu sahada sıkça görüyoruz. Mağazamıza gelen birçok müşterimiz, "Başka bayilerde bizimle yeterince ilgilenilmedi. Belki sizin fiyatınız biraz daha yüksek ama güler yüzünüz, ilginiz ve samimiyetiniz nedeniyle alışverişimizi sizden yapmayı tercih ediyoruz." diyor. Bu sözler bizim için en değerli ödül. Çünkü inanıyoruz ki beyaz eşya sektöründe ürünler birbirine benzer; asıl farkı yaratan, müşteriye gösterilen ilgi, samimiyet ve satış sonrasında da devam eden güven duygusudur.

Yaptığınız işi seviyor musunuz?

Sevmeseydim yapmazdım. Çünkü bizim iş yerimiz olduğunda kızım 2 yaşındaydı. Kreşe vermek zorunda kaldım. O içeride ben dışarıda ağladım. Ben bu işi sevmeseydim yapmazdım. Zorlu süreçlerden geçerek bugünlere geldik. Yoksa yapamazdık. İnsanlarla iletişimi seviyorum. İnsan tanıyorsunuz bu meslekte. Sabah bir müşteri gelip klima sordu ama sonrasında tüm hayatını anlattı bize. Değişik insanlara dokunuyoruz ve bunu çok seviyorum.

Sizce bu iş sürdürülebilir bir iş mi? Çocuklarınıza tavsiye eder misiniz?

Aslında kolay bir iş değil. Beyaz eşya sektöründe başarılı olabilmek için önce bu işi gerçekten sevmeniz gerekiyor. Eğer severek yapıyorsanız tüm zorluklara rağmen sürdürülebilir bir iş haline geliyor. Ama sadece ticari kazanç gözüyle bakarsanız uzun yıllar devam ettirebilmeniz oldukça zor. Biz ise bu işi bir aile mesleği olarak görüyoruz. En büyük hedeflerimizden biri de işletmemizi gelecek nesillere devretmek. Oğlumuz 22 yaşında. Askerlik görevini tamamladıktan sonra aramıza katıldı ve şu anda bizimle çalışıyor. İnşallah ilerleyen yıllarda bu bayrağı çocuklarımıza devrederek, oluşturduğumuz güven ve hizmet anlayışını onların da aynı şekilde sürdürmesini istiyoruz.

İşinizi yaparken sizi en çok zorlayan tüketici profili hangisidir? Bu durumun temel nedenleri sizce nelerdir?

Aslında işimizin en zor taraflarından biri kararsız müşterilerle doğru iletişimi kurabilmek. Biz elimizden geldiğince müşterinin ihtiyacını analiz ediyor, ona en uygun ve en kaliteli ürünleri öneriyoruz. Ancak bazen tüm alternatifleri sunmamıza rağmen karar vermekte zorlanan müşteriler olabiliyor. İşte o noktada sabırlı olmak, empati kurmak ve doğru yönlendirmeyi yapabilmek büyük önem taşıyor. Biz hiçbir zaman müşteriyi acele ettirmemeye çalışıyoruz. Onu dinliyor, ihtiyaçlarını anlamaya çalışıyor ve en doğru kararı vermesi için destek oluyoruz. Bunun dışında ise işimizi severek yaptığımız için çok büyük bir zorluk yaşamıyoruz. İnsan ilişkilerini güçlü tuttuğunuz sürece pek çok sorunun üstesinden gelebiliyorsunuz.

Beko markası sizin için ne ifade ediyor?

Beko markası benim için öncelikle güveni ve huzuru ifade ediyor. Güçlü bir markayla çalışmanın verdiği güven hem bize hem de müşterilerimize olumlu yansıyor. Bugüne kadar bölgemizde görev yapan yöneticilerimizle de her zaman sağlıklı ve yapıcı bir iletişim içinde olduk. Hiçbir zaman ciddi bir sorun ya da olumsuzluk yaşamadık. Karşılıklı olarak birbirimizi dinlediğimiz, beklentilerimizi açıkça paylaştığımız ve ortak çözümlere odaklandığımız sürece her şey çok daha kolay ilerliyor. Bence güçlü bir bayi-marka ilişkisinin temelinde de tam olarak bu var: karşılıklı güven, açık iletişim ve ortak hedeflere odaklanmak.

Yaptığınız işin sizi en çok keyiflendiren ve en çok zorlayan yönleri nelerdir?

Beyaz eşya sektörü genellikle teknik yönü ağır bastığı için erkek egemen bir alan olarak görülüyor. Bu nedenle kadınların bu sektörde daha geri planda kalabileceği düşünülüyor. Ancak ben bunun tam tersine inanıyorum. Kadınların disiplin, iletişim ve müşteri ilişkileri konusunda önemli avantajları olduğunu düşünüyorum. Özellikle müşteriyi dinleme, ihtiyaçlarını doğru analiz etme ve çözüm odaklı yaklaşma konusunda kadınların oldukça başarılı olduğunu gözlemliyorum. Bu özellikler perakendecilikte büyük fark yaratıyor. Elbette zaman zaman zorluklar da yaşanıyor. Özellikle bölgemizde sıkça karşılaştığımız bir durum var. Genellikle önce erkek müşteri geliyor, ürünleri ve fiyatları inceliyor, satın alma kararını veriyor. Daha sonra eşi mağazaya geldiğinde, "Ben aslında bu ürünü istemiyordum." diyebiliyor. Bu gibi durumlarda tarafları doğru yönlendirmek ve ortak bir noktada buluşturmak gerekiyor. Buna rağmen genel tabloya baktığımda deneyimlerimin yaklaşık yüzde 80'i son derece olumlu. Kalan yüzde 20'lik bölüm ise ürün tercihleri veya iletişim kaynaklı küçük sorunlardan oluşuyor. Bunları da doğru iletişim ve anlayışla çözebildiğimiz için işimizi olumsuz etkileyecek boyuta taşımıyoruz. Kadın girişimci olmanın bana kattığı en önemli değerlerden biri de, bu iletişim gücünü müşterilerimize en iyi şekilde yansıtabilmek oldu.

En çok hangi ürünü satmaktan zevk alıyorsunuz?

Satışını yaptığımız ürünlerin hemen hemen tamamını kendi evimde de kullanıyorum. Bu nedenle her bir ürünün sağladığı faydayı birebir deneyimleyebiliyor ve müşterilerime kendi tecrübelerimden yola çıkarak tavsiyelerde bulunabiliyorum. Özellikle kurutma makinesinin kadınlar için büyük bir kolaylık sağladığını düşünüyorum. Çamaşırları asma derdi, toz ve tüy sorunu ortadan kalkıyor. Çamaşırlar makineden çıktıktan sonra doğrudan dolaba yerleştirilebilecek hale geliyor. Bu nedenle çamaşır makinesi satın alan müşterilerimize mutlaka kurutma makinesinin avantajlarını da anlatıyorum. Kullananların büyük çoğunluğu sonrasında bu tercihinden memnun kaldığını söylüyor. Mevsimsel olarak baktığımızda ise şu sıralar en yoğun talep klima ve buzdolabı kategorilerinde yaşanıyor. Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte özellikle klima satışlarımız ciddi şekilde hız kazandı. Yaz döneminde bu iki ürün grubu en çok tercih edilen ürünler arasında yer alıyor.

Hedefleriniz nelerdir?

Ben başarıyı sadece büyük hedefler koymak ya da çok hızlı büyümek olarak görmüyorum. Bana göre gerçek başarı; işini severek yapmak, müşteriye değer vermek, güven oluşturmak ve her gün bir önceki günden daha iyi olabilmek için çaba göstermektir. Bugüne kadar bütün adımlarımızı bu anlayışla attık. Bir kadın girişimci olarak beyaz eşya sektöründe güvene dayalı, sürdürülebilir ve uzun soluklu bir başarı hikâyesi oluşturmayı hedefliyorum. Geleceğe dair en büyük hedefim ise büyümek. Ancak bunu acele ederek değil, sağlam temeller üzerine inşa ederek gerçekleştirmek istiyorum. Bir anda üç-dört basamak çıkmak yerine, emin adımlarla, sindire sindire ilerlemeyi tercih ediyorum. Çünkü kalıcı başarının hızlı büyümekten değil, doğru adımlarla istikrarlı şekilde ilerlemekten geçtiğine inanıyorum.

0 Yorum

Yorum Gönder

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

AYD, uluslararası yatırımcıları MAPIC Türkiye Yatırımcılar Ağı Daveti’nde ağırladı
Arzum’un sponsorluğuyla 13’üncü kez gerçekleştirilen ‘2021 Arzum Türkiye Kadınlar Satranç Şampiyonası’ sona erdi
Robot süpürgeler sadece tozları mı topluyor?
Samsung Galaxy S21 Ultra en üst düzey akıllı telefon deneyimi vadediyor
Fütüristik robotlar hayatı daha kolay hale getiriyor
Arçelik ile Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği, 5 Aralık Türk Kahvesi Günü’nde ‘Bahanesi Çok’ online buluşmasını gerçekleştirdi