3 Temmuz 2026

Satış kanallarındaki stratejimizi rekabet üzerine değil, birbirini destekleyen bir yapı üzerine kuruyoruz

Türkiye’nin küçük ev aletleri sektöründeki köklü markalarından King, 70 yılı aşan marka mirasını yenilikçi ürün anlayışı, güçlü servis ağı ve çok kanallı büyüme stratejisiyle geleceğe taşıyor. Geleneksel satış kanalları ile dijital dönüşümü bir arada yürüten şirket, üst segment markası KINGPRO ile de sektörde farklı bir konumlanma ortaya koyuyor. King A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Musa Üstün ile markanın dönüşüm yolculuğunu, kanal stratejilerini, tüketici beklentilerindeki değişimi ve önümüzdeki döneme ilişkin büyüme hedeflerini konuştuk.

King’in 70 yılı aşan yolculuğunda son dönemde en kritik kırılma noktası olarak gördüğünüz stratejik dönüşüm nedir? Bu dönüşüm bugün şirketi nasıl konumlandırıyor?

King’in 70 yılı aşkın geçmişindeki en önemli dönüşüm, köklü bir marka olmanın getirdiği güveni korurken değişen tüketici alışkanlıklarına ve yeni nesil teknolojilere hızla adapte olabilmesi olmuştur. Türkiye’de küçük ev aletleri kategorisinin en eski, en bilinen markalarından biri olarak, sektörümüzdeki kategorilerde ürün çeşitliliğimizi artırmayı, farklı tüketici ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümler geliştirmeyi ve markamızın yurt dışındaki varlığını güçlendiren bir pozisyonda olmaya devam ediyoruz. 

Özellikle son yıllarda dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte satış kanallarımızı çeşitlendirdik, e-ticaret yatırımlarımızı, ürün geliştirme süreçlerimizi kullanıcı deneyimini merkeze alacak şekilde yeniden yapılandırdık. Tüketicilerin yaşam tarzlarındaki değişimleri yakından takip ederek ürün gamımızı daha fonksiyonel, yenilikçi ve güncel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde genişlettik.

Bugün geldiğimiz noktada King&KINGPRO olarak geçmişinden aldığı güven ve tecrübeyi modern dünyanın beklentileriyle birleştiren; yaygın satış ve servis ağı, güçlü marka bilinirliği ve yenilikçi ürün yaklaşımıyla hem geleneksel hem de dijital tüketici kitlesine hitap eden başarılı ve güçlü bir marka konumundadır. Bu dönüşüm, bizi yalnızca geçmişi güçlü bir marka değil, aynı zamanda geleceğe yatırım yapan bir marka haline getirmiştir.

KINGPRO markasını “Üst segment” olarak konumlandırıyorsunuz. KING ile KINGPRO arasındaki bu ayrışma, tüketici davranışları ve kanal stratejilerine nasıl yansıdı?

KINGPRO’yu üst segmentte konumlandırırken temel hedefimiz, belirli ürün gruplarında inovasyon ve çeşitli kullanım senaryosu sunabilmekti, kullanıcılarımızdan aldığımız geri bildirimlere istinaden istikametimizin doğru yolda olduğunu gözlemleyebilmekteyiz. KING markamız geniş tüketici kitlesine hitap eden, günlük ihtiyaçlara yönelik Fiyat/Performans odaklı bir ürün yapısına sahipken, KINGPRO ile küçük ev aletleri kategorilerinde multi fonksiyon ile birlikte estetik tasarım anlayışla kullanıcılarımızın mutfağına kolaylık sunduk. Bu ayrışma tüketicilerin ihtiyaçlarına daha uygun ürünleri daha kolay bulmasını sağlarken, satış kanallarında da kategori derinliğimizi artırdı. 

Sektörümüz açısından ise Türkiye’de bir ilk olan KINGPRO markamızla hayata geçirdiğimiz evden eve servis hizmeti sayesinde kullanıcılarımıza daha hızlı, pratik ve konforlu bir servis deneyimi sunuyoruz.

E-ticaret ve dijital satış kanallarının büyümesi, geleneksel bayi ve dağıtım yapınızı nasıl dönüştürüyor? Bu iki kanal arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz?

E-ticaret ve dijital satış kanallarındaki büyümeyi, geleneksel bayi ve zincir yapımızın alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak görüyoruz. Dijital kanallar sayesinde tüketici beklentilerini daha hızlı analiz edebiliyor, ürünlerimizi daha geniş kitlelere ulaştırabiliyoruz. Nitekim son iki yıla baktığımızda e-ticaret kanalında net olarak %251 büyüme elde ederek bu alandaki yatırımlarımızın karşılığını somut olarak görmüş olduk. Geleneksel bayi ağımız ise tüketicilerin ürünü yakından inceleyebildiği, deneyimleyebildiği ve markayla fiziksel temas kurabildiği önemli bir güç olmaya devam ediyor. Bu nedenle kanal stratejimizi rekabet üzerine değil, birbirini destekleyen bir yapı üzerine kuruyoruz. Bayii ve zincir kanallarımızla koordineli şekilde artan e ticaret hacmimizi özellikle farklı ürün çeşitleri ve iş ortaklarımızla taçlandırıyoruz. Amacımız, tüketicimizin ürüne hangi kanaldan ulaşmak isterse istesin aynı marka deneyimini yaşamasını sağlamak ve tüm satış kanallarımızın birbirini beslediği güçlü bir ekosistem oluşturmak ile birlikte sürdürülebilir büyümeyi kalıcı hale getirmektir.

Türkiye’de servis ağı ve satış sonrası hizmet, tüketici güveninde belirleyici bir faktör. King’in 350+ servis noktası yaklaşımını önümüzdeki dönemde nasıl geliştirmeyi planlıyorsunuz?

Bugün Türkiye genelinde 350’dan fazla yetkili servis noktamızla geniş bir hizmet ağına sahibiz. Bunun yanı sıra Önümüzdeki dönemde hedefimiz yalnızca servis ağımızı büyütmek değil; dijital takip sistemleri, hızlandırılmış süreçler ve güçlendirilmiş müşteri deneyimiyle satış sonrası hizmet kalitemizi daha da yukarı taşımak. Kullanıcılarımızın markamızla olan yolculuğunun satışla değil, memnuniyetle devam ettiğine inanıyor ve tüm hizmet süreçlerimizi bu anlayışla geliştiriyoruz…

Fuarlar (Zuchex, Teknofest vb.) ve sahada tüketiciyle birebir temas, ürün geliştirme süreçlerinize nasıl geri besleme sağlıyor? Bu geri bildirimleri sistematik olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Zuchex, Teknofest ve benzeri organizasyonlar bizim için yalnızca ürün sergilediğimiz etkinlikler değil, aynı zamanda tüketicileri, iş ortaklarını ve sektör profesyonellerini dinlediğimiz önemli geri bildirim platformlarıdır. Bu etkinliklerde kullanıcıların ürünlerle ilgili beklentilerini, ihtiyaçlarını ve deneyimlerini doğrudan gözlemleme fırsatı buluyoruz. Elde ettiğimiz geri bildirimleri satış ekiplerimiz, müşteri hizmetlerimiz, pazarlama ekibimiz ve ürün geliştirme birimlerimizle birlikte değerlendirerek ürün tasarımı, fonksiyon seçimi ve ürün gamı planlamalarında kullanıyoruz. Bunun yanı sıra servis kayıtları, müşteri yorumları ve tüm satış kanallarımızdan gelen verilerle sahadan elde edilen görüşleri bir araya getirerek daha bütüncül bir değerlendirme yapıyoruz. Böylece ürün geliştirme süreçlerimizi yalnızca sektör trendlerine göre değil, kullanıcılarımızın gerçek ihtiyaç ve beklentilerine göre şekillendiriyoruz.

Artan maliyetler, vergi yapısı ve kur baskısı küçük ev aletleri sektörünü doğrudan etkiliyor. Bu koşullarda “ulaşılabilir kalite” stratejinizi nasıl sürdürülebilir kılıyorsunuz?

Bu sene kur hareketlerinden ziyade faiz ve savaşın yükü ile birleşen gözetim vergileri sektörümüzü etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor. Amacımız yalnızca maliyetleri yönetmek değil, tüketicilerimize fiyat-performans dengesi yüksek ürünler sunmaya devam etmek. Köklü marka gücümüz, yaygın satış ağımız ve uzun yıllara dayanan sektör deneyimimiz sayesinde değişen piyasa koşullarına hızlı uyum sağlayarak talep edilen ürünleri geniş kitlelerle buluşturmayı sürdürüyoruz.

Önümüzdeki 3–5 yıl için King’in hem Türkiye’de hem global pazarda en güçlü büyüme alanı olarak gördüğü segment hangisi olacak?

Önümüzdeki 3-5 yıllık dönemde King için en güçlü büyüme alanının mutfak ürünleri ve içecek hazırlama kategorileri olacağını öngörüyoruz. Tabii Temizlik grubunu da göz ardı etmemekteyiz. Tüketicilerin evde daha fazla vakit geçirmesi, pratik kullanım sağlayan ürünlere yönelmesi ve yaşam tarzlarındaki değişim bu segmentlerdeki talebi artırıyor. Özellikle çay makineleri, su ısıtıcıları, mutfak robotları, blenderler ve kahve hazırlama ürünleri gibi alanlarda farklı dönemlerin beklentilerine uyum sağlayarak nesiller boyunca tüketicilerle güçlü bir bağ kurmaktayız.

Global perspektiften baktığımızda Markamızın ihracat pazarlarında önemli bir büyüme potansiyeli taşıdığını görüyoruz. Kıbrıs Azerbaycan ve Avrupa Birliği dahil olmak üzere 46 ülkede markamızı tescilleyerek vizyonumuzu sektörümüze yansıtarak markamızı kalıcı hale getirdik. 2027 hedefimizde ise tescilli ülke sayımızı 66 ya çıkarma hedefimiz mevcut. Ancak büyüme stratejimizi yalnızca coğrafi yaygınlaşma üzerine kurmuyoruz; aynı zamanda yerel tüketici ihtiyaçlarını doğru analiz eden, kalite, erişilebilirlik ve güven unsurlarını ön planda tutan bir marka olarak bulunduğumuz pazarlarda kalıcı değer yaratmayı amaçlıyoruz.

Önümüzdeki dönemde akıllı ev yaşamını destekleyen, enerji verimliliği sağlayan ve kullanıcı deneyimini iyileştiren ürün gruplarının da sektörün büyümesini şekillendireceğini düşünüyoruz. Kolaylaştıran köklü marka mirasımızı yenilikçi yaklaşımımızla birleştirerek hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda sürdürülebilir büyümemizi devam ettirmeyi, tüketicilerimizin günlük yaşamını kolaylaştıran çözümler sunmayı ve sektörümüzdeki güçlü konumumuzu daha da ileri taşımayı hedefliyoruz.

0 Yorum

Yorum Gönder

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Bu buzdolabı sizi mutlu edecek
Arçelik iklim krizi ile mücadelede en iyi şirketler arasına girdi
Arzum’dan Şehre Dönüşe Özel Kampanya: Espresso Keyfi ve Türk Kahvesi Ritüeli Bir Arada
Yerel Zincirler Buluşuyor Fuar ve Konferansı YZB 2021 kapılarını açtı
Samsung Multi Split Klimalar ile evde ya da işte ideal ısıtma
‘Açık Mutfak’, Vestel Müşteri Hizmetleri’ne ödül getirdi