8 Haziran 2026

Kumtel Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Mustafa Erten: “Hava kalitesi çözümleri özellikle şehir yaşamında daha belirleyici hale geliyor”

Artan sıcaklıklar, yükselen enerji maliyetleri ve değişen tüketici beklentileri klima sektöründe yeni bir dönemi beraberinde getiriyor. Akıllı bağlantı, enerji verimliliği ve dört mevsim kullanım özellikleriyle yeni nesil klimalar, yaşam konforunun vazgeçilmez teknolojileri arasında yerini alıyor.

Yeni nesil klimalarda öne çıkan teknoloji trendleri nelerdir? Akıllı bağlantı, yapay zekâ destekli kullanım, enerji tasarrufu ve hava kalitesi çözümleri ne kadar belirleyici hale geldi?

Yeni nesil klimalarda en belirgin trend, konforu enerji verimliliğiyle birlikte sunan çözümler. Artık tüketici yalnızca hızlı soğutma veya ısıtma performansına değil; düşük enerji tüketimi, sessiz çalışma, hava kalitesi, akıllı bağlantı ve kolay kullanım gibi kriterlere de önem veriyor. Akıllı bağlantı özellikleri, kullanıcıların klimayı uzaktan kontrol edebilmesini sağladığı için günlük yaşam konforunu artırıyor. Yapay zekâ destekli kullanım ve sensör teknolojileri ise ortam sıcaklığına, kullanım alışkanlıklarına ve enerji ihtiyacına göre daha optimize bir deneyim sunma potansiyeli taşıyor. Bununla birlikte, hava kalitesi çözümleri de özellikle şehir yaşamında daha belirleyici hale geliyor. Kumtel olarak biz bu dönüşümü, erişilebilir teknoloji ve yüksek fayda sunan ürünler odağında değerlendiriyoruz. Tüketicinin ihtiyaç duyduğu temel faydayı uygun fiyat, güvenilir performans ve yaygın servis ağıyla desteklemeyi önemsiyoruz.

Önümüzdeki 5 yıl içinde klima teknolojilerinde nasıl bir dönüşüm bekliyorsunuz? Tüketici beklentileri ve sektör yatırımları hangi alanlarda yoğunlaşacak?

Önümüzdeki 5 yılda klima teknolojilerinde üç ana dönüşümün öne çıkacağını düşünüyoruz: enerji verimliliği, akıllı kullanım ve erişilebilir fiyat. Artan enerji maliyetleri tüketicileri yalnızca ilk satın alma fiyatına değil, ürünün uzun vadeli kullanım maliyetine de bakmaya yönlendiriyor. Bu nedenle inverter teknolojileri, çevreci soğutucu gazlar, düşük ses seviyesi, daha hassas sıcaklık kontrolü ve akıllı bağlantı özellikleri daha standart beklentiler haline gelecek. Ayrıca klimaların yalnızca yaz aylarında kullanılan ürünler olmaktan çıkıp, dört mevsim yaşam konforu sağlayan cihazlara dönüşeceğini öngörüyoruz. Sektör yatırımlarının da verimli kompresör teknolojileri, kullanıcı dostu dijital kontrol sistemleri, satış sonrası hizmet altyapısı ve sürdürülebilir üretim süreçlerinde yoğunlaşacağını düşünüyoruz.

Bugün pazarda en hızlı büyüyen klima segmenti hangisi? Split klima, inverter modeller, taşınabilir klimalar ya da multi sistemler arasında nasıl bir tablo var?

Türkiye’de pazarın ana gövdesini hâlâ duvar tipi split klimalar oluşturuyor. 2025 yılında Türkiye’de klima satışlarının 2,7 milyon adede ulaştığı belirtiliyor; bunun büyük kısmını split tipi klima oluşturuyor, bu da segmentin pazar açısından ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Hemen hemen hepsi inverter modeller. Çünkü tüketici artık daha düşük enerji tüketimi, daha stabil sıcaklık kontrolü ve daha konforlu kullanım beklentisiyle hareket ediyor. Taşınabilir klimalar ise daha niş bir ihtiyaca cevap veriyor; özellikle kiracılar, küçük alanlar veya montaj imkânı olmayan kullanıcılar için alternatif oluşturuyor. Multi sistemler ise daha çok yeni konut projeleri, ofisler ve çoklu alan iklimlendirme ihtiyacı olan kullanıcılarda öne çıkıyor.

2026 yılında klima pazarında nasıl bir büyüme öngörüyorsunuz? İç talep, yenileme pazarı ve yeni konut projeleri satışları nasıl etkiler?

2026 yılında klima pazarında büyümenin devam etmesini bekliyoruz. Artan sıcaklıklar, şehirleşme, yeni konut projeleri, ve enerji verimli ürünlere yönelim bu büyümeyi destekleyen ana faktörler olacak. Türkiye klima pazarının en az 10 sene daha büyüyebileceğini düşünüyoruz. Bu tablo, kategorinin artık dönemsel bir ihtiyaçtan çok, yaşam konforunun kalıcı bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Kumtel olarak biz de bu büyüme içinde fiyatperformans dengesi politikamız, yaygın servis ağımız ve kullanıcı odaklı ürün yaklaşımımızla daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz.

Türkiye’de tüketicilerin klima tercihleri son yıllarda nasıl değişti? Satın alma kararında en çok hangi kriterler öne çıkıyor?

Tüketici tercihleri son yıllarda belirgin biçimde bilinçlendi. Daha önce satın alma kararında ağırlıklı olarak fiyat ve soğutma kapasitesi öne çıkarken, bugün enerji sınıfı, ve teknolojik gelişmeler daha belirleyici hale geldi. Ayrıca tüketici artık ürünü satın almadan önce dijital kanallarda araştırıyor, yorumları inceliyor, ürün özelliklerini karşılaştırıyor ve satış sonrası hizmet konusunda güven arıyor. Bu nedenle markaların yalnızca ürünü sunması değil, tüketiciye doğru bilgiyi sade ve anlaşılır bir şekilde aktarması da önem kazanıyor. Kumtel’in güçlü olduğu noktalardan biri de burada ortaya çıkıyor: Ulaşılabilir fiyatla, güvenilir performansı ve yaygın hizmet altyapısını bir araya getirmek.

Türkiye’de hane bazında klima penetrasyonu hangi seviyeye ulaştı? Bölgesel farklılıklar ve büyüme potansiyeli hakkında neler söylersiniz?

Türkiye’de klima sahipliği bölgelere göre farklılıklar gösteriyor. Akdeniz, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi sıcaklıkların daha yüksek seyrettiği bölgelerde klima kullanımı çok daha yaygınken; Marmara ve İç Anadolu’da da son yıllarda artan sıcaklıklar ve konfor beklentisiyle talebin yükseldiğini görüyoruz. Bu nedenle Türkiye’de hâlâ ciddi bir büyüme potansiyeli var. Özellikle yenileme pazarı, ikinci klima ihtiyacı, enerji verimli modellere geçiş ve yeni konut projeleri önümüzdeki dönemde penetrasyonu artıracak başlıklar arasında yer alıyor.

Konut tipi klimalar, ticari sistemler ve taşınabilir klimalar arasında talep dağılımı nasıl şekilleniyor? Hangi segment daha hızlı ivmeleniyor?

Ev tipi klimalarda faaliyet gösterdiğimiz için, talebin de en güçlü olduğu alanın konut tipi split klimalar olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’de bireysel kullanımda duvar tipi split modeller, hem erişilebilir fiyatları hem de kullanım kolaylığı nedeniyle pazardaki ağırlığını koruyor. Taşınabilir klimalar daha sınırlı ama ihtiyaca yönelik bir segment olarak öne çıkıyor. Özellikle montaj yapılamayan alanlarda veya geçici kullanım ihtiyacında tercih ediliyor.

Türkiye klima pazarı, dünya genelindeki trendlerle ne kadar paralel ilerliyor? Yerel pazarı ayrıştıran temel dinamikler nelerdir?

Türkiye klima pazarı, dünya genelindeki trendlerle büyük ölçüde paralel ilerliyor. Enerji verimliliği, çevreci soğutucu gazlar, akıllı bağlantı, sessiz çalışma ve hava kalitesi çözümleri küreselde olduğu gibi Türkiye’de de öne çıkıyor. Ancak Türkiye pazarını ayrıştıran bazı temel dinamikler var. Fiyat-performans dengesi, servis erişimi, ve bölgesel iklim farklılıkları Türkiye’de satın alma kararını çok güçlü etkiliyor. Tüketici teknolojik özellikler isterken aynı zamanda ulaşılabilir fiyat ve güvenilir satış sonrası hizmet de bekliyor. Türkiye pazarının dinamiklerini ve tüketici beklentilerini yakından takip eden yerli bir marka olmak, değişen ihtiyaçlara daha hızlı adapte olabilmemizi sağlıyor. Kumtel’in stratejisi de tam olarak bu noktada şekilleniyor: Geniş kullanıcı kitlesine hitap eden erişilebilir teknoloji ve uzun ömürlü kullanım yaklaşımımızla, güvenilir ve servis altyapısıyla desteklenen çözümler sunmak.

Bayilerin klima satışlarını artırabilmesi için nelere odaklanması gerekiyor? Teşhir, keşif hizmeti, montaj kalitesi ve satış sonrası hizmet ne kadar kritik?

Sadece bayilerin değil, tüm satış kanallarında doğru kapasite seçimi, keşif hizmeti ve montaj kalitesi tüketici memnuniyetini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle satış kanallarının yalnızca ürün satışı değil, doğru yönlendirme ve güven veren hizmet deneyimi sunması da çok önemli. Teşhir alanlarında ürünün enerji verimliliği, sessiz çalışma seviyesi ve akıllı kullanım özelliklerinin doğru anlatılması satın alma kararını destekliyor. Bunun yanında hızlı kurulum ve güçlü satış sonrası hizmet de tüketicinin marka tercihinde belirleyici hale geliyor. Klima sektöründe yalnızca ürün kalitesiyle değil, satış sonrası hizmetlerin gücüyle de rekabet edildiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda Türkiye genelinde yaygın ve güçlü bir servis ağı ile hizmet veriyoruz. Temel hedefimiz, müşterilerimize en hızlı şekilde kurulum hizmeti sunmak. Çünkü sahadaki deneyimimiz gösteriyor ki hızlı ve sorunsuz kurulum, satın alma kararını doğrudan etkileyen en kritik unsurlardan biri. Ancak bizim yaklaşımımız kurulumla sınırlı değil. Bulunduğumuz illerde hizmetin kurulumla bitmediğinin bilinciyle hareket ediyoruz. Periyodik bakım, arıza yönetimi ve hızlı yedek parça erişimi konularında da güçlü bir organizasyon yapısı kurduk. Yedek parça lojistiğimizi merkezi ve bölgesel depolarla destekleyerek servis sürelerini minimuma indirmeyi hedefliyoruz. Bugün geldiğimiz noktada satış sonrası hizmetlerin, marka sadakati yaratmada ve tekrar satın alma davranışında en az ürünün kendisi kadar belirleyici olduğunu net bir şekilde görüyoruz. Bu nedenle servis kalitemizi sürekli ölçüyoruz, geri bildirimlerle iyileştiriyoruz.

Bayi kanalına yönelik eğitim, teknik destek veya satış geliştirme programlarınız bulunuyor mu? Bu alandaki çalışmalarınızı anlatır mısınız?

Satış ve servis kanalımızı iş ortağımız olarak konumlandırıyoruz ve onların gelişimini doğrudan kendi gelişimimizin bir parçası olarak görüyoruz. Bu kapsamda düzenli olarak eğitim ve gelişim programları gerçekleştiriyoruz. Kayseri ve İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz teknik ve operasyonel eğitimler ile hem servis ekiplerimizin hem de satış kanallarındaki çalışanlarımızın ürün bilgisi, montaj kalitesi ve arıza çözüm yetkinliklerini sürekli güncel tutuyoruz. Bunun yanı sıra sahada da yerinde eğitimler ve teknik destek faaliyetleri yürütüyoruz. Ayrıca dijitalleşmeye de önem veriyoruz. Teknik dokümantasyonlara hızlı erişim, uzaktan destek çözümleri ve servis süreçlerini hızlandıran dijital altyapılar ile satış kanallarımızın ve servislerimizin işini kolaylaştırıyoruz. Özetle; güçlü bir servis altyapısı, sürekli eğitim ve sahaya dokunan destek mekanizmalarının birleşimiyle hem müşteri memnuniyetini hem de iş ortaklarımızın verimliliğini arttırmayı hedefliyoruz.

Klima satışlarında fiziksel mağazalar ile e-ticaret kanalları arasındaki denge nasıl değişiyor? Tüketici hangi kanalda hangi avantajı arıyor?

Satın alma süreci artık mağazada değil, dijital araştırma aşamasında başlıyor. Tüketici çoğu zaman dijital kanallarda araştırma yapıyor, fiyat ve özellik karşılaştırıyor, kullanıcı yorumlarını inceliyor. Fakat karar aşamasında fiziksel mağazada ürünü görmek, satış temsilcisiyle görüşmek ve montaj süreci hakkında bilgi almak isteyebiliyor. Bu nedenle artık çok kanallı bir satın alma yolculuğundan bahsediyoruz. E-ticaret hız, karşılaştırma ve erişim avantajı sunarken; fiziksel mağazalar danışmanlık ve yerinde yönlendirme avantajı sağlıyor.

Enerji verimliliği, düşük ses seviyesi ve çevreci soğutucu gazlar konusunda ne tür yenilikler geliştiriliyor? Yeni regülasyonlar sektörü nasıl etkiliyor?

Artan enerji maliyetleri ve çevresel hassasiyetler, hem tüketiciyi hem de üreticileri daha verimli teknolojilere yönlendiriyor. Yeni regülasyonlar da sektörü daha sürdürülebilir ürünler geliştirmeye teşvik ediyor. Önümüzdeki dönemde enerji sınıfı yüksek, çevresel etkisi düşük ve uzun vadede kullanım maliyetini azaltan ürünlerin daha fazla öne çıkacağını düşünüyoruz. Kumtel olarak bu dönüşümü, tüketicinin bütçesini de gözeten erişilebilir çözümlerle desteklemeyi önemsiyoruz.

Dört mevsim kullanılabilen, hem ısıtma hem soğutma sağlayan klimalara talep artıyor mu? Tüketici artık klimayı bir yaz ürünü yerine yıl boyu çözüm olarak mı görüyor?

Evet, tüketici artık klimayı yalnızca yaz aylarında kullanılan bir soğutma ürünü olarak görmüyor. Isıtma fonksiyonu, özellikle geçiş mevsimlerinde ve bölgesel ihtiyaçlarda önemli bir avantaj sağlıyor. Bu dönüşümde enerji verimliliği de etkili. Kullanıcılar, doğru koşullarda hem ısıtma hem soğutma sağlayabilen, pratik ve hızlı çözümler arıyor. Bu nedenle klimalar giderek dört mevsim yaşam konforu sağlayan ürünler olarak konumlanıyor. Bu bakış açısı, ürün iletişiminde de önemli. Artık klimayı sadece “serinlik” değil; yıl boyu konfor, hava kalitesi ve enerji yönetimi üzerinden anlatıyoruz.

İklim değişikliği, artan sıcaklıklar ve enerji maliyetleri klima sektörünü nasıl dönüştürüyor? Önümüzdeki dönemde talebe etkisi ne olur?

İklim değişikliği ve artan sıcaklıklar klima talebini kalıcı biçimde artırıyor. Küresel ölçekte soğutma ihtiyacının enerji talebini önemli ölçüde artıracağı öngörülüyor; bu nedenle enerji verimliliği artık yalnızca bir ürün özelliği değil, sektörün temel sorumluluk alanlarından biri haline geliyor. Türkiye’de de daha uzun ve sıcak yaz dönemleriyle beraber, klima artık lüks bir ürün değil; yaşam konforu, sağlık, ve güvenli iç ortam koşulları açısından temel ihtiyaçlardan biri olarak görülüyor. Özellikle şehir yaşamında, çocuklu ailelerde, evcil hayvan bulunan evlerde ve alerji hassasiyeti olan kullanıcılar için iç ortam hava kalitesi çok daha önemli hale geldi. Klimalar artık yalnızca sezonluk ürünler değil, ulaşılabilir yaşam konforunun önemli bir parçası haline geliyor. Önümüzdeki dönemde talebin artmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Kumtel olarak erişilebilir teknoloji ve uzun ömürlü kullanım yaklaşımımızla lider markalar arasında olmayı hedefliyoruz.

0 Yorum

Yorum Gönder

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

TÜRKBESD: Beyaz eşya sektörü sağlık ve faydaya odaklanarak ülkemize değer yaratma hedefiyle çalışmaya devam ediyor
8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun
Ankara Coffee Festival’i başladı, kahveseverler buluştu
Euro 2020 sonrası Türk Milli Takımı üzerinden bir liderlik profili değerlendirmesi
Yorglass ISO 500’de 21 basamak birden yükseldi
Electrolux 900 Serisi Pure Hava Temizleme ve Nemlendirme Cihazı ile sürdürülebilir tasarım ve mükemmel hava kalitesi bir arada