Türkiye’de organize perakendenin çatı Kuruluşu olan Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu’nun Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini Alp Önder Özpamukçu devraldı.
NetWork Stratejik Müşteri Ağı ve İş Geliştirme Derneği
Sanayi devrimi, rekabeti, rekabetler kaliteyi, daralan pazarlar, küreselleşen ekonomik krizler dünyada artan rekabet, pazar etkileri, karlılıkların düşmesi, ürün veya hizmetteki üretim modellerinin geliştirilmesine katkı sağlamıştır. Pazardaki kırılgan sınırlar yer yer aşılamamış, iş modelleri sürekli yeni gelişmelere ihtiyaç duymaktadır.
Damak tadı da tartışılmaz…
Dünyanın en zor işi herkesin bildiği konuda bir şeyler yazmak. Sonuçta bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak birçoğumuzun olmazsa olmazı. İstenilen bilgiye anında ulaşım sağlanan bu çağda neyin tartışıldığı da çok önemli.
TÜKETİCİ HAKEM HEYETLERİ (THH)
Genellikle sanayi üretim süreci sonunda pazara sunulan bu ürünlerin, iadesi, değiştirilmesi veya ayıp/kusur kadar paranın kendisine geri ödenmesi şeklindeki taleplerle karşılaşılmaktadır. Gerek üretim hatalarından gerekse de ambalaj, kargo vs sebeplerden kaynaklanan bu arıza, hasar, zayi gibi sebeplerle son tüketici tarafından siz perakendecilere iletilen bu sorunların çözümünün de sizden talep edildiği de bilinen bir gerçektir. Bu noktada son tüketiciye sunulan sanayi malları dışındaki hizmetlerin de bu kapsamda olduğunu söylemeliyiz. Bu kapsamdaki tüketici başvurularının sayıca çokluğu, çok büyük kısmının ise küçük miktarlı oluşu ve bu uyuşmazlıklar sebebiyle mahkemelerin iş yükünün artması yanında tüketicinin çok masraflı olan yarılama süreçleri ile problemini çok uzun bir zaman diliminde çözmek zorunda kalması nedenleriyle kanun koyucu, Tüketici Hakem Heyetlerinin kurulmasına yönelik yasal düzenlemeyi gerçekleştirmiştir. Bu sayede, tüketicileri ile satıcılar arasında çıkan uyuşmazlıklarda etkin ve hızlı hukuki çözümün sağlanması amaçlanmıştır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında il merkezleri ile yönetmelikle belirlenecek ilçe merkezlerinde bu heyetler teşkilatlanmış ve sorunların çözümüne katkı yapmaktadırlar. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 66. Maddesi’ne göre Tüketici Hakem Heyeti (THH) 5 üyeden oluşmaktadır. Başkan, İllerde Ticaret Müdürü, ilçelerde ise Kaymakam veya bu ikisinin görevlendireceği bir memurdur. Üyeler ise; Belediye Başkanınca görevlendirilen bir üye, Baronun mensupları arasından görevlendireceği bir üye, satıcının tacir olduğu uyuşmazlıklarda ticaret veya sanayi odasının, satıcı esnaf veya sanatkar ise meslek odalarının görevlendireceği bir üye ve son olarak tüketici örgütlerinin kendi aralarından seçeceği bir üyedir. Görüleceği üzere THH’lerin yönetiminin hukukçu olmayan bürokratlardan oluşması bize göre uyuşmazlıkların tüketici hukuku çerçevesinde çözümlenmesini zorlaştıracaktır. Her ne kadar Anayasa Mahkemesi bir kararında THH’nin bir mahkeme olmadığına ve yaptığı işin de yargısal bir faaliyet olmadığına hükmetmişse de THH kararlarının bazılarının bağlayıcı olması ve icrasının tıpkı bir mahkeme kararı (ilamı) gibi icraya konulabilmesi kurulun hukuki niteliğinin tartışılmasına sebep olmaktadır. Bu özet açıklamalarımız ışığında bir sonraki yazımızda; THH’nin görev alanı ve yetkileri ile THH’ye başvuru ve hukuki sonuçlarını ve nihayet başvuruların incelenme usulü ve incelemeye ilişkin yetkileri hakkında daha somut ve perakendecilerin hareket tarzlarına dönük açıklamalarda bulunacağız. Hoşçakalın, kazançlı kalın.
Ekonomide zaman-mekân sıkışması…
Bir meta ne kadar hızlı üretilip, talebi bulunan piyasaya ne kadar hızlı gider ve bilmem kaç limitli kredi kartı sayesinde ne kadar hızlı satılıp tekrar paraya dönüştürülürse, meta-para-meta döngüsü de o kadar hızlanmış, sermaye o kadar hizli birikmeye hazır hale gelmiş demektir. (İngilizcede time-space compression diye geçer)
Kahvede nitelik mi, nicelik mi?
Üçüncü nesil kahve olgusuyla birlikte kahveseverlerin diline pelesenk olan bir şey var, Nitelikli Kahve. Sanki babamızın evinde niteliksiz kahve içiyorduk. Adı yöresel kahve veya single orijin olunca nitelikli olduğu sanılıyor.
Strateji Çalışması ve Stratejik Plan Yapanlara Uygulama Önerileri
Son dönemde strateji çalışması yaptığımız firmalarda, ki hemen hepsi en az üç beş senedir uygulama içinde olduklarını dile getiriyor, kavram, yayılım, plan ve sonuç almada iyileştirilmesi gereken noktaları birlikte tespit ediyoruz.
Zor müşterilere yaklaşım-1
Sosyal hayatta ve onun bir parçası olan iş hayatındaki ilişkilerimizde bazen zor insanlarla karşılaşırız.
Boşanma ve çocuk
Her çocuk hangi yaşta olursa olsun anne-babasının boşanmasından etkilenir. Boşanma kararının nasıl alındığı, ne şekilde çocuğa aktarıldığı, anne-babanın boşanma karşısındaki tutumları çocuğun bu süreçten nasıl etkileneceğini belirleyen unsurlardır.
Alınan satış eğitimleriyle satış performansınız ne kadar artabilir?
1991 yılında bugüne verdiğim satış seminerlerinin sayısı iki bini aştı. Bu süre zarfında ve hâlâ her tamamladığım eğitimden sonra kendime aynı soruları sorarım: “Bu ekip aktardıklarımın ne kadarını uygulayabilecek?” “Acaba satışlarını arttırabilecekler mi?”
Ruhani bir savaşın içindeyiz!
Yazılarımın her ay yayınlandığı mecraların birinden yeni yıl hakkında güzel temenniler yazmam gerektiği konusunda bir tavsiye aldım. Fakat ben ‘’yeni yıla umutla bakalım, her şeyi geride bırakalım’’ türünden yazılar yazmak istemedim. İnanmadığım bir olguyu aşılamaya çalışmak yerine çok daha önemli bir konuya değinerek farkındalık kazandırmak geldi içimden.
Herkesin merak ettiği…
10 yıldır ucuz dövizle sürdürülen kredi büyümesi, inşaat gibi üretken olmayan yatırımlarda kullanıldı. Tasarruflar düşük, tüketim yüksek seyretti. Bunlar da cari açığı büyüttü. Ekonominin sıcak paraya bağımlılığı arttı, cari açığın yaklaşık yüzde 75’i sıcak parayla finanse edildi.
Alacaklı ile barış, borçla savaş (III)
Saygıdeğer Dağıtım Kanalı takipçileri, tekrar merhaba; du sayımızı da ekonomik kriz ve etkileri gündemindeki en sıcak konu olan konkordatoya ayırmaya yasada yapılan yeni değişiklikler sebebiyle devam ediyoruz.
İnovatif olmak, yeni fikir üretmek, müşterinin sesini stratejiye çevirebilmek
Belirsizlik çağındayız. Talep ve teknoloji sürekli değişiyor. Şirketler satış kaybı, pazar payı kaybı, kârlılıkta azalma yaşıyor ve sisli bir yolda otomobil içinde seyahat eder gibi çabalıyorlar. Başarı, bu ortamda zorluklarla mücadele ve şartlara uyum yeteneğine bağlı. Eski tarzı devam ettirmeye çalışmak şirkete zarar verebiliyor.
Marka yönetiminde mazerete yer yok
Sektörümüzün 30 yıllık deneyimiyle hemen her ay, bu köşede yeni bir çalışmaya yer veriyorum. Bugünlerde çılgınlaşan alanımız, SATIŞ SONRASI HİZMETLER…















