2 Eylül 2025

En İyi Spor Dramaları

1. Cehennemde İki Devre - Macaristan - 1961 Macar auteur yönetmen Zoltan Fabri, Ukrayna’da geçen gerçek bir olayı Macaristan’a taşımış. Hitler’in doğum gününde Naziler esirleri Macarlarla bir maç düzenler. Macar takımının en önemli oyuncusu da eski Milli oyuncu Onodi’dir. İnsani koşullar sağlanması karşılığında kaptanlığı ve antrenörlüğü kabul eden Onodi, arkadaşları ile fırsatını bulduğunda firar ederler. […]

1. Cehennemde İki Devre - Macaristan - 1961

Macar auteur yönetmen Zoltan Fabri, Ukrayna’da geçen gerçek bir olayı Macaristan’a taşımış. Hitler’in doğum gününde Naziler esirleri Macarlarla bir maç düzenler. Macar takımının en önemli oyuncusu da eski Milli oyuncu Onodi’dir.

İnsani koşullar sağlanması karşılığında kaptanlığı ve antrenörlüğü kabul eden Onodi, arkadaşları ile fırsatını bulduğunda firar ederler. Ancak, yakalanıp, maça çıkmaya zorlanırlar. Gerisi tarihin epik bir sayfasının kusursuz aktarımı.

2. Raging Bull  - ABD – 1980

Robert DeNiro’nun ikinci ve sonuncu Oscar’ını kazandığı film, usta yönetmen Martin Scorsese ile en verimli işbirliği.

8 dalda Oscar’a aday olup, sadece ikisini kazanan ve Scorsese’in şaşırtıcı bir şekilde (sanırım o zamanki şöhret farkıyla) en iyi yönetmen ödülünü Robert Redford’a kaptırdığı film, İtalyan asıllı Amerikalı boksör Jake LaMotta’nın hayatını anlatıyor. Siyah beyaz bir modern zaman klasiği.

3. Rocky - ABD – 1976

3 filmlik Creed serisini de sayarsak, toplam 8 devam filmine sahip tüm zamanların en ünlü boks filmi ve franchise’ı.

Sylvester Stallone’nun bir daha ulaşamadığı aktörlük ve senaristlik zirvesi. 10 dalda Oscar adayı olup, en iyi film, yönetmen (John G. Avildsen) ve kurgu dallarında ödüle uzanan alçak gönüllü “underdog” epiği.

4. Rocco ve Kardeşleri - İtalya – 1960

İtalyan auteur yönetmen Luchino Visconti’nin Alain Delon’u maksimum verimle yönettiği bir sinema klasiği.

Kaliteli bir Akdeniz melodramı olan film, büyük şehre göç edip, hayata tutunmaya çalışan bir ailenin yaşadığı iniş çıkışları müthiş bir gerçeklilikle veriyor. Venedik Film Festivali Jüri özel ödüllü.

5. Hoosiers -  ABD - 1986

İlk filminde yönetmen David Anspaugh beyazperdeye üçlük atıyor.

Tek eksiği tüm basketbol oyuncularının beyaz olması ama dönem filmi olduğu için bu da göz ardı edilebilir. ABD’nin hiç masum olmayan bir döneminde, 50’lilerde geçen bir underdog hikayesi bu sonuçta.

İkinci şansların, dostlukların, kırgınlıkların, geri dönüşlerin harika anlatımı. Gene Hackman ve Dennis Hopper karşılıklı döktürüyor. Slam Dunk!

6. Damned United – İngiltere – 2009

Tom Hooper’dan 70'li yılların en büyük teknik direktörü Brian Clough’nun hikayesi.

O zamanların devi Leeds United takımındaki 44 günlük teknik direktörlük macerasına odaklanan film, daha sonra Nottingham Forest ile futbol tarihinin tekrarı imkansız başarısına (Dört yılda 2.ligden üst üste iki yıl Avrupa Şampiyonu olmaya) giden yolu anlatan harika bir biyografik film. 

0 Yorum

Yorum Gönder

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

 Samsung Türkiye’nin Kadın Teknisyen Eğitim Programı’ndaki ilk mezunlar sertifikalarını aldı
Gökhan Sığın, BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CEO’su olarak atandı
Çayınız, Arzum Deminde Çay Makinesi ile her an sıcacık ve taptaze
LG steam teknolojisi ile evlere sağlığı getiriyor
Shark, FlexBreeze Fan ile sıcak yaz günlerini serinletiyor
Daha akıllı mutfaklar sunan LG buzdolapları